Archive for the ‘Tatlılar’ Category

Ev yapımı dondurmalara devam


Daha önceki yazımda bahsettiğim şekilde evde dondurmalar yapmaya devam ediyoruz, fakat sizinle paylaşmaya fırsat olmamıştı. Mevsimin lezzetli meyveleriyle yapacağım meyveli dondurmalara geçmeden bizim evin klasik favorilerinden olan birkaç çeşidi vereceğim.

Dondurmalarımı yine Türk usulü sahlep ile yaptım, bir miktar da süt kreması ilave ettim içlerine. Böylece dondurmaların kıvamı ipeksi ve donmuş ama buzlanmamış oldu. Süt içindeki yağ oranı ne kadar artarsa buzlanma da o oranda az oluyor. Yine yurt dışında yaygın olarak kullanıldığı şekilde yumurta sarısı ile koyulaştırılarak yapılan custard tipi dondurma tarifimi de en kısa sürede sizinle paylaşacağım.

Bu defaki dondurmalarımız Emre’nin favorisi karamelli, benim için bitter çikolatalı, evin beyi için de hindistancevizliydi 🙂

Üç çeşidi bir defada çıkardım. Bir litre tam yağlı süte bir çorba kaşığı sahlep karıştırıp bir saat kadar beklettim. Bekleme sonunda sahlep tanecikleri şişip daha pişmeden bile sütü koyulaştırmıştı. Sütü ocağa aldım ve kaynayıp iyice koyulaşana kadar pişirdim. Daha sonra sahlepli sütü üç eşit miktarda ayrı ayrı kaplara paylaştırdım. Bu defa kullandığım salebin kalitesinden mi yoksa miktarından mı bilmiyorum süt çok güzel kıvam aldı. Dondurma haline geldiklerinde de adeta Maraş dondurması esnekliğinde oldular.

Karamelli için bir sos tenceresinde yarım su bardağı şekeri birkaç çorba kaşığı su ve birkaç damla limon ile birlikte ocağa koydum. Kısık ateşte pişirerek şekerin karamelleşmesini sağladım. Şeker koyulaşınca üçte bir sahlepli sütü ilave ettim ve iyice karıştırdım. Bu şekilde de birkaç dakika kaynadıktan sonra ılınması için ocaktan aldım.

Çikolatalı dondurma için diğer üçte bir sahlepli sütün içine bir çorba kaşığı kakao ve yarım su bardağı toz şeker ekleyip karıştırdım. Ocakta tüm malzeme eriyip homojen hal alana kadar pişirdim. Kakaolu karışımı ocaktan alıp içine parçalanmış halde 80 gr bitter çikolata (%70 kakaolu) ekleyip eriyene kadar karıştırdım, ılınması için bir kenara aldım.

Hindistancevizli dondurma için kalan son üçte bir sütün içine yine yarım su bardağı toz şeker ve 50 gr Hindistan cevizi rendesi ekleyip ocağa aldım. Şeker eriyip, hindistancevizi rendesi aromasını bırakıp yumuşayana kadar pişirdim. Ilınması için kenara aldım.

Bu defa kullandığım şeker miktarı süt miktarına göre size fazla görünmüş olabilir fakat daha sonra her birine ekleyeceğim krema miktarını da düşündüğüm için yarımşar bardak şeker kullandım. Son halde şeker miktarı tam kıvamında oldu.

Ilınmış dondurma karışımlarını soğumaları için buzdolabına kaldırdım. Makinada dondurma haline getirmeden önce çok iyi soğutulmuş olmaları gerekiyor aksi takdirde istediğimiz dondurma kıvamını yakalayamıyoruz. Vaktiniz varsa buzdolabının normal kısmında birkaç saat, yoksa buzlukta arada kontrol edip karıştırmak koşulu ile bir saat beklettikten sonra dondurma makinesinde çırpılmaya hazır olacaktır karışımlarımız.

Onlar buzdolabında beklerken buzdolabında soğutulmuş bir kutu süt kremasını (200 ml) bir kaba alıp mikserde hızlı devirde çırptım. Böylece krema hem koyulaştı hem hacim kazandı. Kremayı üç eşit parçaya ayırıp dondurma karışımlarına ekledim.

İyice soğumuş olan karışımlarımı sırasıyla her defasında tek çeşit olacak şekilde dondurma makinasının soğuk haznesine yerleştirip makinayı çalıştırdım ve dondurmalarımı hazırladım.

Ayrı ayrı kilitli kaplara yerleştirdiğim dondurmalarımı bir saat kadar daha buzlukta beklettikten sonra servise hazırdı. Karamelli dondurmada yanık şeker burukluğu tam tadında, ağızda yumuşacık ve sakız gibi uzayan nefis bir dondurma olmuştu. Daha da mükemmeli arasında krokan parçacıkları olması olurdu ki bir sonraki hedefim böyle denemek olacak. Çikolatalı ise ağızda dolu dolu çikolata tadı bıkaran, krema ilavesiyle bitter çikolatası dengelenmiş son derece lezzetli bir dondurma oldu. İçinde parça çikolatalar da olsa lezzeti katlanmış olurdu. Hindistancevizli dondurma da tahminin üstünde bir sonuç çıkardı. İçindeki hindistancevizi rendeleri hem lezzetini ve aromasını dondurmaya vermiş hem de ağızda müthiş bir doku bırakıyordu. Bir dahaki sefere bir miktar hindistancevizi sütü ekleyip aromasının ne kadar artacağını görmek istiyorum.

Piyasaya pek çok marka dondurma makinesi çıkmaya başladı. Hemen hemen hepsi aynı prensiple çalışıyor. İlk başta çok gerekli bir mutfak aleti gibi görünmese de karşılığını veriyor bana göre. En azından sağlıklı, içinde ne olduğunu bildiğiniz dondurmalar yiyebiliyorsunuz ve soranlara bu dondurmayı ben yaptım diyebiliyorsunuz 🙂 Makineniz olmasa da biraz daha zahmet ve zaman harcayarak elle de yapabilirsiniz. Buzluğa koyduğunuz dondurma karışımını her yarım saatte bir çıkarıp, çatalla veya güçlü bir mikser ile çırparak birkaç saat içinde dondurmanızı hazır edebilirsiniz. Denemenizi tavsiye ederim.

Gelecek dondurma yazım Yaşar Usta’nın dondurmalarına rakip olacak meyveli dondurma denemelerim olacak, bekleyin derim 🙂

Afiyet olsun!

Vişneli crumble


Crumble aslen İngiliz kökenli bir pişirme şekli, çoğu zaman tatlı olarak yapıldığı gibi kimi zaman da tuzlu versiyonları olabiliyor. Crumble Türkçeye kırıklanmış diye çevirilebilir. Bizim mutfak kültüründe bunu tam olarak karşılayan bir tarif olmadığı için ismini olduğu gibi bıraktım. Temelde yağ, un ve şekerin kabaca karıştırılıp taze ve kuru meyve karışımlarının üzerine serpilip fırınlanmasıyla yapılıyor. Fırından çıktıktan sonra ılık ılık yanında taze krema veya vanilyalı dondurmayla servisi nefis oluyor. Son derece kolay ve lezzetli bir tatlı türü.

Evdeki vişnelerle yapılacak bir tarif  ararken  Tefal’in sitesinde bu tarifi görünce denemek istedim. Basit bir crumbledan ziyade biraz daha tartımsı bir tarif ve böylesi çay saatleri için daha da uygun. Malzemeleri de el altında bulunabilen kolay malzemeler. Yapımında mutfak robotu kullandığım için  zaman almayan, ele yapışmayan bir iş oldu. Hamurda ve elmalı iç malzemesinde kullanılan şeker vişnelerin ekşiliğini dengeliyor.Benim gibi mayhoş ve tatlı lezzetleri birarda sevenler için mükemmel bir tarif.  Elma rendesiyle birlikte kullanılan fındıklar yerken ağızda müthiş bir lezzet bırakıyor. Tefalde anlatırken ceviz demiş ama malzeme listesinde fındık yazmış. Ben fındık kullandım çünkü son zamanlarda tatlılarda fındık favorim oldu ve bence çok yakışıyor bu tarife .

Malzemeler : Ölçüler 200 ml lik normal su bardağı ölçüsüyle verildi.

– 125 gr tereyağı  (yarım paket) küp küp kesilmiş

– 2 yumurta

– 170 gr toz şeker ( 1 su bardağı)

– 60 gr sıvı yağ ( yarım su bardağı)

– 380 gr un ( 3,5 su bardağı)

– 5 gr kabartma tozu (yarım paket)

– vanilya

İçi için :

– 2 adet yeşil elma

– 170 gr toz şeker (1 su bardağı)

– 75 gr fındık  (1 su bardağı)

– 150 gr taze vişne ( 1 kase)

– 2 gr tarçın ( 1 çay kaşığı)

Mutfak robotuna küp küp kesilmiş tereyağını ve şekeri koyup çalıştırın. Krema kıvamına gelen karışıma yumurtaları ve sıvı yağı ekleyip karıştırmaya devam edin. Ardından unu, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyin. Hamur toplanıp bir topak haline gelince makinadan alın. Dilerseniz tüm bu karışımı elde de yapabilirsiniz. Yaptığınız hamurun yarıdan biraz daha fazlasını ayırıp streç filme sararak buzdolabına kaldırın. Diğer daha az olan kısmı da streçleyip dondurucuya kaldırın.

Hamurlar buzdolabında dinlenirken  vişnelerin çekirdeklerini çıkartın. Elmaları soyup rendeleyin. Bir su bardağı şekerle birlikte elma rendesini ocağa koyup pişirin. Elmalar suyunu çekip şeffaflaşınca ocaktan alın. Fındıkları mutfak robotunda ince çekin. Soğuyan elma püresine ince çekilmiş fındıkları ve tarçını ekleyip karıştırın.

26 cm çapındaki kelepçeli kalıbı yağlayın. Buzdolabında yarımdan daha büyük olan hamuru çıkarıp kalıbın dibine döşeyin. Kenarları hafifçe yanlara doğru yüksek yapın. Hamurun üzerine fındıklı elma püresini yayın. Elmaların üzerine vişneleri dizin. Dondurucudaki hamuru çıkarıp bir rendenin iri kısmıyla vişnelerin üzerine rendeleyin. Her tarafın eşit olarak kaplandığından emin olun.

180 dereceye ısıtılmış fırından 45 dk pişirin. Üzeri pembeleşince fırından alın. Hafif ılındıktan sonra üzerine pudra şekeri serperek servis edin.

Afiyet olsun!

Frambuazlı çikolatalı kolay tart


 

Geçen gün Emreyle pazara gittiğimizde birbirinden güzel yaz mevyelerini görünce biraz ondan biraz bundan derken ellerimiz kollarımız dolu eve döndük. Kiraz, vişne, çilek aldığımız meyvelerden bazılarıydı. Ben pazara gidince birbirinden taze ve güzel sebze ve meyvelerle sarhoş oluyorum zaten. Hepsinden birden almak istiyorum sanki hemen pişirebilecekmişim gibi. Sonra da bayatlamadan tüketebilmek için fikren bir baskı oluyor insanın üzerinde. Mevsimin son çileklerinden reçel yaptım.  Vişnelerle yaptığım crumble da daha sonra gelecek size.

Pazarda müthiş renkleri ve narin yapılarıyla frambuazları görünce dayanamadım aldım tabiki. O andan itibaren bunlarla nasıl bir tatlı yapmalı düşüncesi dönmeye başladı kafamda. İlk anda pannacota tarzı bir tatlı ve üzerine meyveli sos geldi aklıma ama evde jelatin ve çubuk vanilyam yoktu. Sonra ertesi gün İstanbul’dan ayrılacak annem için çikolatalı bir tatlı yapmanın daha makbul olacağını düşündüm. Çikolata deyince akla elbette hemen Cafe fernando ve onun güzel tarifleri geliyor. Cenk de nefis bir frambuazlı çikolatalı tart yapmıştı. Fakat açıkçası ben evdeki yoğunluğum nedeniyle işin biraz daha kolayına kaçmak istedim. Biraz daha araştırınca benim müdavimi olduğum Martha Stewartta daha kolay bir tarif buldum. Kendimden fikir ilavesiyle tarifi daha da pratik hale getirerek aşağıdaki şekilde uyguladım. Benim zamanım dardı, buzdolabında yeterince dinlenmeye bırakamadan servis etmek zorunda kaldım. Sizler yemeden önce en az iki yada üç saat buzdolabında bekletirseniz, hatta akşamdan sabaha kadar kalırsa sonuç daha mükemmel olacaktır. Lezzet olarak şahane, annem gibi her türlü tatlının çikolatalısını severlerdenseniz hele bayılacaksınız.

Malzemeler :

Tabanı için :

– 1 paket kakaolu bisküvi

– yarım su bardağı tuzsuz badem

– 2 yemek kaşığı pudra şekeri

– 50 gr tereyağı

İçi için:

– 350gr frambuaz (bir kısmını üst süsleme için ayırıyoruz 200 gr içe + 150 gr üstüne)

– bir kaç yaprak taze tane

– 1 kutu süt kreması

– 160 gr bitter çikolata

– 2 yemek kaşığı bal

– 4 yemek kaşığı tereyağı

Bir mutfak robotunda bademleri ve bisküvileri un haline gelene kadar çektim. İçine pudra şekerini ve erittiğim tereyağını ekleyerek karıştırdım. Cheesecake tabanı yapar gibi yağlanmış kelepçeli kalıbımın dibine sıkıştırarak yerleştirdim. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10 dk. fırınladım. Çıkarıp soğumaya bıraktım.

Diğer yanda 250 gr frambuazı ince kıyılmış nane yaprakları ile karıştırdım ve çatalla hafifçe ezdim. Bir sos tenceresine kremayı koydum ve kaynama derecesine gelmeyecek kadar ısıttım. Ocaktan aldığım sıcak kremanın içine çikolataları ekledim, karıştırarak erimesini sağladım.Ardından tereyağını ve balı ilave ederek homojen bir karışım olana kadar çırptım. Hafif ezilmiş naneli frambuazları tart tabanına yaydım. Üzerine çikolata kremasını yavaşça döktüm ve eşit bir şekilde dağılmasını sağladım. Tartı buzdolabına kaldırdım ve soğumaya bıraktım. En az iki saat dinlenen (tercihen biraz daha fazla olmalı) tartın üzerini kalan frambuazlarla süsledikten sonra servis ettim. Ben elimde olduğu kadarını kullandığım için üst süslemesi az görünebilir size. Elinizde mevcutsa yazdığımdan daha çok mevye kullanabilirsiniz üstü için.

Afiyet olsun!

 

Lor peynirli cheesecake


Kısa bir tatil öncesi hoşçalın demeden önce yaptığım bir cheesecake’i paylaşmak istedim sizinle. Bu defa lor peyniri kullandım yaparken, sonuç mükemmeldi. Hemen tarife geçmek istiyorum.

 

Alt Taban için:

– 1 paket eti burçak bisküvi

– 2 yemek kaşığı ertilmiş tereyeğı

Cheesecake dolgusu için :

– 400 gr tuzsuz yağlı lor

– 1 su bardağı süt

– 1 kutu krema (200 ml)

– 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı toz şeker

– 3 yumurta

– 3 yemek kaşığı nişasta

– vanilya

Üst jöle için :

– 250 ml suda eritilerek sulandırılmış kayısı marmelatı veya 250 ml kayısı meyve suyu

– 1 paket tart jöle (tek kullanımlık ufak paketler halinde marketlerde bulunuyor)

–  5 adet taze kayısı, ikiye bölünüp çekirdeği çıkarılmış

 

Yapılışı:

Mutfak robotuna bir paket burçak bisküviyi koyup un haline gelene kadar çekilir. Un halindeki bisküvilere ertilmiş tereyağı ilave edilir ve iyice karıştırılır. Kelepçeli bir kek kalıbı yağlanır. Tabanına yağ ile karıştırılmış bisküvi ezmesi dökülür. Bir kaşık sırtı veya bardak  ile eşit kalınlıkta kalıbın tabanına yayılır ve sıkıştırılır. Kalıp diğer hazırlıkları yaparken beklemek üzere buzdolabına kaldırılır.

Yine mutfak robotunun haznesine lor peyniri konur. Şeker ve süt ilave edilerek şeker eriyene kadar çalıştırılır. Pürüzsüz bir kıvam aldığında krema ilave edilir. Krema da karışıma yedirildikten sonra yumurtalar teker teker ilave edilerek çırpmaya devam edilir. En son olarak 3 yemek kaşığı nişasta ve vanilya da karışıma eklendikten sonra kek karışımı buzdolabından alınan kalıba dikkatlice bir kaşık yardımı ile dökülür.

160 derece ısıtılmış fırında 50- 60 dk pişirilir. Cheesecake’in üzeri kızarmadan ama karışım katılaşmış halde iken fırından alınır. Cheesecake yapmanın püf noktalarından bahsettiğim önceki yazıma da bir göz atmak isterseniz daha fazla detayı orada bulabilirsiniz. Fırından çıkarılan kek oda sıcaklığına gelene kadar dinlendirilir.

Üst jölesi için 250 ml kayısı meyve suyu veya sulandırılmış kayısı marmelatı bir paket tart jöle karışımı ile pişirilir. İkiye bölünmüş kayısılar cheesecake’in üzerine dizilir. Kayısıların üzerine ve kalan diğer boşluklara kayısı jölesi bekletmeden pişer pişmez dökülür. Soğuduktan sonra buzdolabına kaldırılır. Bir kaç saat soğutulduktan sonra veya bir gece bekledikten sonra cheesecake servise hazırdır.

Afiyet olsun!

Kısa bir süre tariflerimle birlikte sizinle olamayacağım ama söz dönünce gördüklerimi, tattıklarımı, deneyimlerimi sizinle paylaşacağım.

Arada geldiğinizde ” Takip et” butonuna tıklayarak e-mail adresinizle kayıt olursanız yazılardan öncelikli olarak haberdar olabilirsiniz.

Gelene kadar kendinize iyi bakın, görüşmek üzere 🙂

 

 

Kahveli çikolata kaplamalı kek


Bitter çikolatalı tatlıları sevdiğimi biliyorsunuz. Bu keki All Recipes’de görünce ve yapımının kolaylığını okuyunca denemesem olmaz diye düşündüm. Doğrusu denememe değdi, eğer koyu bitter çikolata lezzetinden hoşlanıyorsanız siz de seveceksiniz. Sütlü bir kahvenin yanında veya çocuklara soğuk bir bardak sütle iyi gider. Bu kekin püf noktası aşırı pişirmemek, fırında biraz fazla kalırsa kuruyacaktır, oysa istediğimiz kıvam pişmiş ama hala hafif nemli olması.

Tarifteki ölçüler Amerikan “cup” ölçüsüyle verilmiş. Eğer elinizde bu kaplardan yoksa büyük boy bir su bardağı (240 ml) aynı işi görecektir. Malzeme listesini verirken yanında gram olarak miktarlarını da yazacağım. Elimizin altında bolca bulunan malzemelerle kolay bir şekilde son derece bereketli kocaman bir kekiniz oluyor.  Uzun uzun yumurta ve şeker çırpmalara gerek olmayan  bu kek kısa sürede hazırlanıyor. Ben 26 cm çaplı bir yuvarlak kek kalıbı kullandım, epey kalın bir kekim oldu ve pişme süresi daha uzun tuttu. Dilerseniz daha geniş bir kalıp kullanabilirsiniz, daha da kolay pişecektir bu şekilde. Klasik keklerden farklı olarak son anda kek hamuruna eklenen bir büyük bardak koyu sıcak kahve keke değişik bir yapı kazandırıyor. Kesinlikle denenmeli.

Malzemeler:

– 2 cup un ( 250 gr )

– 2 cup şeker ( 400 gr)

– 3/4 cup kakao ( 65 gr)

– 2 tatlı kaşığı karbonat ( ben 1 tatlı kaşığı kullandım ve bir kaç damla limon ekledim kokmaması için)

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu ( ben 2 tatlı kaşığı kullandım)

– 1/2 cup sıvı yağ ( 120 ml )

– 1 cup süt ( 240 ml)

– 2 yumurta

– vanilya

– 1 cup koyu sıcak kahve ( nescafe türü hazır granül bir kahve ile hazırlanmış veya filtre kahve, şekersiz)

Üst ganaj kaplaması için:

– 150 gr bitter çikolata ( 2 paket 80 grlık kare çikolatadan 2 minik kare eksik)

– 150 ml kutu sıvı krema (normal bir su bardağının 2/3 ü)

Yapılışı:

Önce bir kapta un, şeker, kakao, kabartma tozu ve  karbonatı bir kapta karıştırın, homojen bir karışım olsun. İçine sıvı yağ, süt, yumurta ve vanilyayı ekleyip tel çırpıcı ile iyice karıştırın. En son olarak bir büyük bardak sıcak ve koyu kahveyi karışıma döküp homojen bir hal alana kadar karıştırın. Önceden yağlayıp unladığınız kek kalıbına döküp 175 derece fırında 25 – 35 dk arasında pişirin. Keke batırdığımız kürdan temiz çıktığında kekimiz pişmiş demektir. Kalıbınız genişiliğine, kekin kalınlığına göre pişme süresini ayarlayın. Fırından aldığımız keki bir süre kalıpta dinlendirdikten sonra servis tabağına çıkarıp soğumasını bekleyin.

Diğer yanda bir sos kabına aldığınız kremayı kaynama noktasına gelmeden orta ateşte ısıtın. Isınan kremayı ocaktan alıp içine parçaladığınız bitter çikolatayı ekleyin. Bir çırpıcı ile karıştırarak iyice erimesini sağlayın. Pürüzsüz haldeki çikolatalı karışımı karıştırarak soğutun.

Kekin üzerine çikolatalı ganajı akıtarak kaplamasını sağlayın. Soğuyup katılaştıktan sonra çırpılmış krema, taze meyveler veya vanilyalı dondurma eşliğinde servis edin. Misafirleriniz hem görüntüden hem lezzetten etkilenecekler kesinlikle 🙂

Afiyet olsun!

Ananaslı alt üst kek


Martha Stewart’ın tv showlarını seyretmek büyük keyif. Bizde de yayınlanmaya başladığı yıllardan beri hala ilgiyle izlerim. Becerikli elleri, güzel mutfak aletleri, detaylı anlatımı ve program sonunda ortaya çıkan müthiş görüntü insana pişirme arzusu veriyor. Zaman zaman bu tariflerden denemeler yapıyorum.

Ananaslı alt üst kek “Pineapple upside down cake” bir Amerikan klasiği. Temelde aynı prensiple ve aynı kek hamuruyla mevsim meyveleri kullanılarak çeşitlendirilen bir kek çeşidi ama ananaslısı daha bir favori sanki. Yaz iyice gelip nefis şeftaliler ortaya çıkınca hemen şeftalilisi de yapılacak 🙂

Bu alt üst kek tariflerinde kek kalıbının tabanına karamelize edilmiş şeker ve meyve konuyor. Hazırlanan kek hamuru onların üstüne dökülerek fırına veriliyor. Piştikten sonra kalıp ters çevirilerek kek servis tabağına çıkarılıyor. Böylece alttaki karamelize meyveli kısım kekin üstünde yer almış oluyor. Hem şeker ve tereyağıyla yapılan karamel, hem fırında pişmiş meyveler kekin üstünde harika bir doku oluştururken  nefis de bir lezzet sunuyor bize. Bu kadar methiyeden sonra tarife gelelim;

Tarif  Martha Stewart’dan adapte edilmiştir.

Malzemeler:  200 ml lik normal bir bardak ile ölçüldü, 26 cm çaplı yuvarlak bir kek kalıbı kullanıldı

–          7 dilim ananas

–          ½  bardak esmer şeker

–          3 yemek kaşığı tereyağı

Keki için:

–          2 yumurta

–          1 bardak tepeleme toz şeker

–          90 gr (6 yemek kaşığı) oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı

–          1 tatlı kaşığı vanilya

–          1 + ½ bardak tepeleme un

–          2 tatlı kaşığı kabartma tozu

–          Bir çimdik tuz

–          ½ bardak süt

 

Kekin hazırlığına ilk olarak karameli yapmakla başlıyoruz. Kalın dipli bir sos tenceresine yarım bardak esmer şekeri ve birkaç kaşık su koyup ateşe oturtuyoruz. Şeker eriyip hafifçe karamelize olduğunda üç kaşık tereyağını ekleyip karıştırıyoruz.

Yağ eriyip bir dakika şekerle birlikte kaynadıktan sonra önceden hafifçe yağladığımız kek kalıbın dibine döküyoruz. Kek kalıbı olarak kelepçeli kalıp kullanıyorsanız kalıbın dışını alimünyum folyo ile iki kat kaplamakta fayda var. Zira fırında pişerken karamel sızdırma yapabiliyor. Normal yuvarlak düz bir kalıp daha kullanışlı olacaktır. Ya kek kalıptan çıkmazsa diye düşünmeyin alttaki karamel fırından çıktığında hala sıcak ve yumuşak olacağı için fırından çıktıktan 10 dk kadar sonra kalıbı servis tabağına ters çevirdiğinizde kek kolayca çıkacaktır. Kalıbın tabanına karamel eşit bir şekilde yayıldıktan sonra yedi dilim ananası üzerine yerleştiriyoruz.

Ben ananasların göbeklerine çekirdekleri çıkarılmış birer kiraz ekledim ama şart değil.

 

Kek kısmı için bir kapta elenmiş un, kabartma tozu ve bir çimdik tuzu karıştırıyoruz. Başka bir karıştırma kabına oda sıcaklığında yumuşamış 90 gr tereyağını ve bir bardak toz şekeri koyuyoruz.

Mikser ile krema kıvamı alana kadar çırpıyoruz. Yumurtaları ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.

Bir kaşık vanilyayı da ekledikten sonra unlu karışımın 1/3 ünü yumurtalı karışıma ilave edip düşük hızda karıştırmaya devam ediyoruz. Yarım bardak sütün yarısını ekleyip karıştırıyoruz.

Ardından kalan unun yarısını daha kek hamuruna ilave edip yediriyoruz. Kalan sütü de ekleyip yedirdikten sonra kalan unu da koyup çırpmayı bitiriyoruz. Yani biraz un, biraz süt sırasıyla malzemeyi üç defada bitiriyoruz. Kek hamurunu ananasların üzerine döküp eşit şekilde yayıyoruz.

175 derece ısıtılmış fırında 40 dk, üzeri iyice kızarana kadar pişiriyoruz. Fırından çıktıktan sonra 10 dk dinlendiriyoruz. Kalıbın üzerine servis tabağını ters kapatıp çevirerek keki tabağa alt üst ediyoruz.

Kek hafif ılıkken dilerseniz yanında çırpılmış krema veya vanilyalı dondurma ile servis ediyoruz.

Şiddetle tavsiye edilir 🙂

Afiyet olsun!

Kayısılı milföy tart



Daha önce verdiğim cevizli tart sırasında fındıklı bir deneme yapacağımdan bahsetmiştim işte bu o deneme. Tarifin orjinali foodnetwork.com dan ve badem ile yapılıyor, fakat fındıkla muhteşem oldu. Bademle hazırlanan fangipane usulünün fındığa uyarlanmış şekli ile tarifimiz:

Malzemeler;

– 6 kare milföy hamuru

– 10 adet kayısı (veya tüm tartın üzerini kaplamaya yetecek kadar)

– 1/2 su bardağı toz şeker

– 1 bardak tuzsuz fındık

– 90 gr tereyağı

– 1 yumurta

– 1,5 yemek kaşığı un

– 1 çay kaşığı vanilya

– üzerine serpmek için pudra şekeri


Yapılışı da son derece pratik. Ben kalıp olarak ufak boy borcam tart kalıbını kullandım. Donmuş haldeki 6 parça milföy hamurunu açılması için tezgaha çıkardım, hafifçe donmuşluğunun çözülmesini bekledim. Tüm hamurları üst üste koydum, hafifçe unladım ve merdane ile bastırarak geniş bir kare olacak şekilde açtım. Tart kalıbı genişliğine ulaşınca kalıbın tabanından 3 cm geniş olacak şekilde daire biçiminde kestim. Yuvarlak şekil verdiğim milföy hamurunu kalıbın içine yerleştirdim, kenarlarını kalıbın kenarlarına yapıştırdım, tart şekli verdim.

Bir su bardağı fındığı mutfak robotunun haznesine koydum, içine şekeri, küp küp kesilmiş tereyağını, bir yumurtayı ve 1.5 kaşık unu ilave ettim. Robotu çalıştırdım ve tüm malzemenin ezilip bir püre olmasını sağladım. En son vanilyayı ekledim karıştırdım. Oluşan macunu milföy hamurunun üzerine yaydım.

Kayısıları çekirdeklerini çıkararak ikiye ayırdım. Tüm tartın üstünü kaplayacak şekilde fındıklı harcın üzerine yerleştirdim. Kayısılı tartı 180 derece ısınmış fırına verdim. Milföy hamuru kızarıp pişene kadar 30 – 40 dk fırınladım. Çıkınca üzerine pudra şekeri serperek servis yaptım. Sonuç muhteşemdi, tavsiye edilir 🙂

Afiyet olsun!

Cevizli tart


İzmir’den sevgili arkadaşım Arzu’nun denemem için tavsiye ettiği tarifi yapmak için uzun zamandır fırsat kolluyordum. Araya giren çeşitli tariflerden sonra hep aklımın bir kenarında bekleyen tartı dün nihayet yapabildim. Gerçekten çok pratik ve lezzetli bir çay saati tarifi. İç malzemesi Fransız tatlılarında sıkça kullanılan “frangipane” denen sıklıkla ince çekilmiş badem, şeker, tereyağı, yumurta ve çok az un karışımı ile yapılıp tartların ya da milföylerin içine konan bir karışıma benziyor. Bunun ceviz ile hazırlanmışı diyebiliriz. Az bir farkla ki frangipane’de badem çok ince çekilmiş oluyor ve karışımda tereyağı bulunuyor, bizimkinde cevizi ben biraz daha irice bıraktım, pirinç tabir edilen kırıklıkta kaldı.  Dilerseniz daha da ince çekilebilir tabi. Ayrıca yağ kullanılmıyor, zaten ceviz yeterince yağlı bir kuru yemiş, yağ koymadan da son derece lezzetli oldu.  Bence bu usul diğer kuru yemişlere de uygulanabilir. Fındıkla da çok güzel olacağına eminim, bir tarifte mutlaka kullanmak istiyorum.

Arzu’ya güzel bu güzel tartı bize de kazandırdığı için tekrar çok teşekkür edip tarife geçiyorum.

Malzemeler:

Tartı için;

–          1 çay bardağı eritilmiş tereyağı

–          1 çay bardağı süt

–          4 yemek kaşığı pudra şekeri

–          1 çay kaşığı kabartma tozu

–          Aldığı kadar un (ben normal su bardağı ile 2,5 bardak un kullandım yeterli geldi, kulak memesi kıvamında bir hamur yapılıyor)

İç sosu için;

–          1 su bardağı dövülmüş ceviz

–          1 su bardağı pudra şekeri

–          1 yumurta

–          1 tatlı kaşığı tarçın

–          2 yemek kaşığı süt

Yapılışı;

Önce tart tabanı hazırlanır. Bir kapta tereyağı, süt, pudra şekeri karıştırılır. Kabartma tozu ve un ilave edilerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır.

Tart kalıbı yağlanır. (küçük borcam tart kalıbı boyutunda herhangi bir kalıp olabilir. Benimki 28 cm çaplı bir kalıptı)Tart hamuru elle veya oklava ile tart kalıbı genişliğince açılarak kalıba yerleştirilir. Hiç hamur yırtılacak, kopacak diye düşünmeyin son derece elastik, çalışması kolay bir hamur bu tart hamuru.

Üzeri yer yer çatalla delinerek (aşırı kabarmasını istemediğimiz için) 180 dereceye ısıtılmış fırında 10 dk pişirilir. Bu arada iç sosu hazırlanır. Dövülmüş ceviz, pudra şekeri, bir yumurta, tarçın ve iki kaşık süt karıştırılır. (Benim pudra şekerim az kalmış, eksik kalan kısmı toz şeker ile tamamladım. Cevizi robotta çekerken içine toz şeker ilave ettim biraz incelsin diye.)

Fırından çıkardığımız yarı pişmiş tartın içine dökülür.

Tekrar fırına verip 20 dk daha pişirilir.

Fırından çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri serpilerek servis yapılır.

İşte bu kadar kolay ve sonuç çok lezzetli 🙂 Sıcak sıcak yanında bir top vanilyalı dondurma ile nefis bir tatlı olur eğer isterseniz. Benim ilave bir fikrim de cevizlere yine çok ince kıyılmış bir avuç kuru incir koymak. Bir dahaki sefere öyle denemeyi düşünüyorum. Ceviz ve incirin birlikte çok lezzetli olacağına eminim.

Afiyet olsun!

Tiramisu


 

Hepimizin bir ev tipi tiramisu tarifi vardır değil mi? Orjinali mascorpone peyniri ile yapılan bir İtalyan tatlısı olan tiramisu için İtalyanların da farklı farklı uygulamaları var. Bizim gibi genelde pişirilmiş bir kremaya peynir karıştırılan tarifler olduğu gibi benim İtalyan arkadaşım Guil’den bire bir uygulama ile öğrendiğim şekilde yumurtaların sarısı ve beyazı ayrı ayrı çırpılmak suretiyle pişirilmeden yapılan bir kremanın kullanıldığı tarifler de var. Ama işin özü kahve ile tatlandırılmış savauyer bisküvi veya keklerin üzerine konan peynirli bir krema ile yapılması. Servisi de çeşit çeşit olabiliyor, tek kişilik kuplarda veya büyük bir tatlıdan porsiyonlar halinde sunulabilir, size nasıl kolay gelirse.

Son yıllarda ev menülerinin vazgeçilmez tatlılarından olan tiramisuyu gönül istediği halde maliyeti nedeniyle orijinal peyniri ile yapamıyorum, onun yerine labne peyniri kullanıyorum çoğumuz gibi. Bu haliyle de çok severek yeniyor ve beğeniliyor. Tarife gelecek olursak;

Malzemeler:

–          1 paket kedi dili bisküvi (24 adet)

Kreması için:

–          ½ litre süt

–          1,5 yemek kaşığı un

–          1,5 yemek kaşığı nişasta

–          ½ su bardağı toz şeker

–          Vanilya

–          200 gr lık 1 paket labne peyniri

Islatma sosu için:

–          Acıbadem aroması veya likörü

–          3 yemek kaşığı granül kahve

–          3 yemek kaşığı şeker

–          1.5 su bardağı sıcak su

Üzeri için bolca kakao

Önce bir sos tenceresinde kreması için gereken malzemeler vanilya ve peynir hariç olmak üzere karıştırılır. Tel çırpıcı ile sürekli karıştırılarak orta ateşte pürüzsüz kıvamda bir muhallebi pişirilir. Ocaktan aldıktan sonra vanilya ilave edilir, karıştırılır. Hafifçe ılındıktan sonra labne peyniri eklenip çırpıcı veya mikser ile pürüzsüz bir krema olana kadar çırpılır.

Kedi dili bisküvileri ıslatmak için sıcak su, şeker, granül kahve ile koyu bir kahve yapılır. İçine birkaç damla acıbadem aroması eklenir. Kedi dilleri teker teker bu sosa batırılarak ıslatılır ve servis kabına yan yana dizilir. Kabın tabanı bisküviler ile kaplanınca üzerine kremanın yarısı dökülür ve eşit şekilde yayılır. Tekrar üzerine kalan kedi dilleri ıslatılarak bir kat olarak yerleştirilir. Üzerine kalan kremanın tamamı dökülür, eşit şekilde yayılır. En üste bir elek yardımıyla bolca kakao serpilir. Soğuması için buzdolabına kaldırılır. En az 2 saat dinlendikten sonra servis edilebilir.

Afiyet olsun!

Krem karamel


Bazı tadlar ve kokular insana anılarından çağrışım yapar. O kokuyu ya da tadı aldığınızda geçmişe gidersiniz bir anda. Kaynamış süt kokusu çocukluğumda babamın kardeşimle beni arasıra götürdüğü Kemeraltı’ndaki kahvaltıcıları hatırlatır. Sıcak süt, kaymak, bal, yumurta ve tazecik sıcak ekmek servis edilir bu esnaf dükkanlarında. İşine gitmeden önce erkenden kahvaltı etmek isteyenler için. Bilmem hala var mı  orada, o kadar uzun zaman oldu ki gitmeyeli. Krem karamel tadı da benim için lise günlerine dönüştür. Okul çıkışı cepte kalan harçlıklarla Kemeraltı’nın ara sokaklarından birindeki devamlı gittiğimiz tatlıcımızın ufak dükkanına girilir. Ufak taburelerle duvara monteli dar masanın kenarına oturursun. Altenatifler peynir tatlısı, krem karamel ve diğer sütlü tatlılardır. Benim tercihim bellidir, krem karamel… alt kattan metal kalıp içinde tatlı gelir, usta el çabukluğuyla bıçağı içinde dolaştırır ve servis tabağına ters çevirir. Karameliyle birlikte tabağa akar tatlı. Yandaki kaptan bir kaşıkla bolca dövülmüş fındık üstüne boca edilir. İzmir’den başka yerde fındıkla servis edilir mi bu tatlı hiç bilmiyorum. Birkaç saniye sonra tatlım önümde. İlk kaşığı ağzıma götürürüm kremin ipeksi yumuşaklığı, karamelin hafif acımsı tadı, fındıkların ağızda bıraktığı gevreklik benim için çok hoş bir birliktelik. O çocuksu naiflik ile mutluluk anı budur bizim için 🙂

Bendeki anılarının haricinde mutfak arşivimde de yeri vardır krem karamelin. Her kadının defterinde yıllardır uyguladığı garantili tarifleri vardır. Bazı yemekler yada tatlılar sadeliği ve lezzetiyle hep kendini kanıtladığı için onlar üzerinde çok değişiklik yapmayı arzulamayız, riske girmek istemeyiz. Krem karamel de benim uzun yıllardır aynı ölçüyle yaptığım, her seferinde bana sürpriz yapmayıp başarılı olan bir tarifim.

Krem karamel genellikle yumurta içeriği nedeniyle tereddütle yaklaşılan bir tatlıdır. Acaba kıvamı tutar mı, acaba yumurta kokar mı, acaba karameli fazla mı yanacak soruları akla gelir. Benim ölçülerimde genel tariflere göre daha az yumurta kullanılıyor.Yumurtanın tazeliği, süt ve yumurtayı birleştirirken sütün sıcaklığı ve fırında pişme ısısı yumurta kokusuna büyük etkendir. Sütü kaynama derecesine yükseltmeden yoğurt yaparken olduğu gibi parmağımızın dayanabileceği bir sıcaklığa getirmek lazım. Bu çok sıcak olmayan sütü fazla çırpılmamış yumurtalarla yine çok çırpmadan karıştırmak gerekli. Burada kıvam önemli, yumurtalar sütle pürüzsüz bir kıvamda karışmış olmalı. Hatta kalıplara boşaltırken bir süzgeçten geçirmek çok iyi olabilir. Fazla çırpılan krem karamel karışımı içine hava alacağından piştiğinde iç kısmında peynir gibi delikler oluşacaktır, bunu istemeyiz. Yine sütle çırparken mikser kullanılırsa üstte çok köpük birikir. Bu köpüğü kaşıkla alıp atmak gerekir ki bu da malzememizin azalması demek. Bunun yerine ben el çırpma teli ile kontrollü bir çırpmayı tercih ediyorum.

Fırın ısısı ise diğer önemli konu. Yüksek sıcaklıktaki bir fırın belki işlemi hızlandıracak ama malzemedeki yumurta da aşırı pişmiş olacağından koku olabilecektir. Bu nedenle 160 derece fırında fırın tepsisi içine su koyarak pişirmek krem karamel için daha uygundur. Tepsi içindeki su hem ısıyı kalıplara eşit olarak dağıtacak hem de hızlı ve aşırı pişmeyi önleyecektir. Topu topu üç malzemeli bir tatlı için ne kadar çok söylenecek söz varmış dimi 🙂 Ama bu tip detaylara dikkat etmek sonucu garantiliyor. Ölçülerimiz şöyle;

Malzemeler:  6 adet krem karamel kalıbı (eğer kalıp yoksa küçük bir borcam kase de iş görür, tek parça halinde pişirip sonradan bölerek servis edilebilir)

Karameli için:

–          1/3 su bardağı şeker

–          2 yemek kaşığı su

–          Birkaç damla limon

Kremi için:

–          ½ litre süt (2,5 su bardağı)

–          3 yumurta

–          ½ su bardağı toz şeker

–          Vanilya özü

Ufak bir sos tenceresine karamel yapmak için ayırılan toz şeker ve su konup ateşe alınır. Devamlı başında durarak şekerin erimesini beklenir. Birkaç damla limon suyu ilave edilir. Şeker yavaş yavaş renk değiştirecektir. Arzuladığımız renge ulaştığında ateşten alınır. Önceden içlerini suyla ıslattığımız krem karamel kalıplarının dibine kaşıkla karamel paylaştırılır.

Yarım litre süt ve yarım bardak şeker sos tenceresi ile ateşe alınır. Şeker eriyip, süt ısınana kadar beklenir. Süt istediğimiz ısıya gelince kaynamasına izin vermeden ocaktan alınır. Bir karıştırma kasesine yumurtalar kırılır. Tel çırpıcı ile yumurtalar kabartmadan çırpılır, yavaş yavaş süt ekleyerek karıştırmaya devam edilir. Köpük oluşturmamaya dikkat edilir. En son bir tatlı kaşığı vanilya özü eklenir. Varsa karışımın üstünde biriken köpükler kaşıkla alınır. Karışımın eşit miktarda olmasına dikkat ederek önceden hazırlanan 6 kalıba paylaştırılır.

 

Kalıplar içine su konmuş fırın tepsisine yerleştirilir. 160 derece ısınmış fırında 60 dk üzeri kızarmadan pişirilir.  Fırından çıktıktan sonra oda sıcaklığına gelmesi beklenip buzdolabında soğumaya bırakılır. Servis edileceği zaman kaynar su konmuş bir kabın içinde krem karamel kalıbı birkaç dakika bekletilerek karamelin gevşemesi sağlanır. Bıçakla kenarlardan rahatlatıp servis tabağına ters çevirerek kalıptan çıkartıp servis yapılır.

 

İsterseniz üstüne İzmir usulü dövülmüş fındık koymak size kalmış 🙂

Afiyet olsun!