Archive for the ‘Soğuk içecekler’ Category

Kızılcık şerbeti


kızılcık şerbeti 2

Tatil dönüşü hepinize merhaba 🙂

Bu yaz hararetimizi geçirmek için çeşitli meyve suları hazırladım. Meyvenin zamanına göre kırmızı erik, vişne, kızılcıktan bol bol soğuk içecekler yaptım az şekerli. Kızılcık zamanı geldi de geçiyor bile, bu hafta bulabilecek miyim pazarda emin değilim. Buldukça alıp derin dondurucuya da atıyorum kışın kullanmak üzere.

Aslında işlem basit, meyveyi bol su ile çok az kaynatıp bekletiyorum, süzüp ılıkken şekerini ilave ediyorum. Sonra da soğutmak üzere dolaba kaldırıyorum. Dilediğiniz zaman bol buzla servise hazır. Biliyorum epey geç kaldım ama hala sıcaklar devam ediyorken yapabiliriz. Özellikle kızılcık çok şifalı bir meyve olmanın dışında ekşiliği ve kendine has burukluğuyla çok hoş bir içecek yaratıyor.

kızılcık suyu 2

 

Tarif yukarıda anlattığım gibi çok basit ama ilk kez yapacaklar için örnek miktarlar verelim isterseniz:

Malzemeler :

– 1 kg kızılcık

– 4 litre içme suyu

– 3/4 veya 1  bardak şeker (şeker miktarını kendi ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)

kızılcık

 

Kızılcıkları yıkayıp süzün. 4 litre kadar temiz içme suyu ile bir tencereye alın, kaynamaya bırakın. İlk kaynamayı alınca altını kısın, kızılcıklar çatlayana kadar 5-10 dk pişirin. Altını kapatıp ılınmaya bırakın. Bu esnada kızılcıkların tüm aroması suya geçecektir. Ilındığında bir süzgeçle temiz bir kaba süzün. Şekerini ilave edip eriyene kadar karıştırın, tadını kontrol edin. Kızılcık suyunu cam sürahilere boşaltıp soğumaya bırakın.

kızılcık şurubu 1

kızılcık şerbeti

Kızılcılların kendine has aroması çok güçlü olduğu için ilave bir baharat koymuyorum ama erik veya vişne suyu yaparken bazen içine tarçın kabuğu veya bir iki karanfil atabiliyorum.

Bol buzla afiyet olsun!

Koruk ekşili ve acı biberli bamya


ekşili acılı bamya

 

 

Bayram tatili sonrası pazarda alışveriş yaparken Ege bamyalarını görünce dayanamadım. Kırmızılı Urla bamyalarından değillerdi ama ne yapalım burada Ege bamyası da sık bulunmuyor ki.  Tazecik ama uzun bamyaları bulunca kaçırmadım.

Anneannem bamyayı zeytinyağlı olarak koruk ekşisiyle yapardı mevsiminde, bir de içine bir iki acı yeşil biber atardı, nefis olurdu. Bana onu hatırlatan bir kaç yemekten biridir acılı bamya.  Bizde daha çok piliçli Yalova bamyası tercih edilse de ev ahalisi tarafından arada uzun bamya buldukça acılısını da yapıyorum ve neredeyse hepsini kendime saklamak istiyorum 🙂

Koruk ekşisi da bana anneannemi hatırlatan şeylerden biri. Anılarımız ne kadar yiyeceklerle bağlantılı değil mi, kokular da öyle. O tat veya koku bizi geçmişimize götürüveriyor. Koruk ekşisi ya da şerbeti denince hemen çocukluğumda anneannemin buzdolabındaki şerbet şisesi geliyor aklıma. Mevsim başında daha üzümler olgunlaşmadan koruk halindeyken bağdan toplanan olmamış üzümler eve getirilir, güzelce yıkanır ve tanelenirdi. Anneannem onları ezerek sıkar ve sularını çıkarırdı ve bolca şekerle şurup haline getirir şişelere doldururdu. Hiç kaynatmadan yaptığı bu şurup meyvenin tüm tazeliğini ve vitaminini taşırdı. Bilenler bilir koruk ekşisinin çok kendine has bir tadı vardır. Nefis ekşiliğinin yanında hafif buruktur da. Koruk şerbeti içmek istediğimizde dolaptaki konsantreden bardağımıza bir parmak kadar koyar üstünü soğuk suyla tamamlardık. İşte nefis, iç açıcı ve serinletici içeceğimiz hazır 🙂  Ne kadar şanslıymışım ki bu güzellikleri yaşamışım. Elimden geldiğince bazılarını yaşatmaya çalışıyorum hala.

koruk

Bamyaları pazardan alıp eve gelince binamızın bahçesindeki asmanın koruklarının hala olgunlaşmamış olduğunu gördüm ve evet dedim bu yemek mutlaka koruk ekşisiyle olmalı. E hazır toplamışken birazıcık da şerbet yapabiliriz.

koruk şerbeti 2

Emre’ye hoş bir sürpriz oldu, tadını çok beğendi. Neyse ki onunla tat zevklerimiz çok uyuyor.

Yemeğimize gelecek olursak, alt tarafı bir sebze yemeği için bu kadar laf salatası demeyin ne olur. Bazen bir yemek bir yemekten çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu da onlardan biri benim için ve sizlerle paylaşmak istedim. Acı ve ekşi birlikteliğini seviyorsanız mutlaka bir şanş verin derim.

Gelelim yemeğimizin tarifine :

– 500 gr uzun Ege bamyası

– 4 domates

– 1 kuru soğan

– 2-3 acı sivri biber (acılık oranını nasıl tercih ediyorsanız öyle)

– Bir Türk kahvesi fincanı kadar koruk ekşisi (eğer bulamıyorsanız bir limon suyu)

– 1 çay bardağı sızma zeytinyağı

– tuz

Bamyaları yıkayın, süzün. Bir tepsiye temiz mutfak havlusu serin, üzerine yıkadığınız bamyaları tek sıra olarak yayın. Balkonda ya da uygun havadar bir yerde kurumaya bırakın. Bu püf noktası önemli, çünkü ben de annem ve anneannemden böyle öğrendim. Ayıklamadan önce yıkayıp kuruttuğunuz bamyalar ayıklandıktan sonra pişerken salyasını bırakmıyor. Burada kurutmaktan maksadımız yıkama suyunun giderilmesi, yoksa kışlık kurutmuyoruz 🙂 Bamyaları tepeleri üçgen olacak şekilde ayıklayın. Soğanı yemeklik doğrayın. Biberleri iri parçalara bölün. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayın.  Korukları ayıklayıp havan veya bir kavanoz yardımıyla ezin, suyunu süzün.

Tencereye zeytinyağını koyun, önce soğanları ilave edip orta ateşte hafif yumuşayana kadar kavurun. Sonra domatesleri ilave edin, tuz ekleyip pişirmeye devam edin. Domatesler yumuşadığında bamyaları ve biberleri ekleyin.

koruk ekşisi 1

Hemen koruk suyu ya da limon suyunu üzerine gezdirin. Bu nokta da salyalanmayı önlemek için önemli unutmayalım. Ben bir kaç koruk tanesini de yemeğin içine atıverdim. Şöyle bir karıştırıp domatesin bıraktığı suyun durumuna göre sebzelerin hizasına kadar sıcak su ekleyin. Kapağı kapatıp orta-kısık ateşte pişirmeye bırakın. 20 -25 dk kadar sonra bamyalar yumuşayıp arzu ettiğiniz kıvama geldiğinde altını kapatın. Ben şahsi olarak çok ezilmiş hallerini sevmediğim için yumuşak ama çatala gelecek hale gelene kadar pişiriyorum.

Her ne kadar yemeğimiz zeytinyağlı olsa da bir Egeli olarak sıcak – ılık arası yemeyi seviyorum sebzelerimi, bence siz de öyle yapın. Tadına varacaksınız eminim 🙂

koruk ekşili bamya

Afiyet olsun!

 

Sıcak yaz günleri için farklı bir serinletici; Karpuzlu limonata


Yaz için en sevdiğiniz soğuk içecek deseniz buz gibi bir limonata derim, ya meyve deseniz o da karpuzdur çoğumuz için değil mi? Peki bu ikisinin bir içecekte buluşması nasıl olur derseniz çok ferahlatıcı ve lezzetli derim 🙂

Seneler önce Emre henüz 5-6 yaşlarındayken bir yaz Büyükada’da ben işteyken anneannesi ve babaannesiyle vakit geçiriyordu. Onu oyalamakla uğraştıkları günlerden birinde bir çocuk dergisinin içindeki karpuzlu limonata tarifini anneanneyle beraber yapmışlar ve akşama bana ikram etmişlerdi. Emre daha o günlerden değişik tatları denemeye meraklı bir çocuktu benim gibi. O limonata farklı tadıyla hepimizin çok hoşuna gitmişti.

Tarifi birebir hatırlamıyorum ama tad aklımıza düşünce geçen gün kendi yorumumla yine denedik ve çok beğendik. Zaten bu sıcaklarda soğuk bir şeyler içmek için ölüyoruz hepimiz. Dolapta sürekli limonata, buzlu çay veya meyve suları bulunuyor. En azından kendi hazırladığımız içeceklerde şeker içeriğini kontrol altında tutma olanağımız olabiliyor ve katkı maddelerinden de korkmamıza gerek kalmıyor. Arasıra kendi hazırladığım basit içecek tariflerini de paylaşacağım sizinle.

Karpuzlu limonatamı nasıl yaptığımı basitçe anlatayım;

Malzemeler:

– 500 gr çekirdekleri ve kabuğu ayıklanmış karpuz (4-5 üçgen dilim kesilmiş karpuz kadar)

– 1 limon (kabuğu ve suyu kullanılacak)

– 5 yemek kaşığı şeker

– 1 çay bardağı sıcak su

– 1 adet kabuk tarçın

– tamamını bir litreye tamamlamak için su ve buz küpleri

İyice yıkanmış bir limonun kabuğunu rende veya soyucu ile limonun beyazını almadan çıkartın. Limon kabuklarını cam bir kaseye alın. Üzerine toz şekeri koyarak elinizle iyice oğuşturun. Böylece limon kabuğu aroması şekere iyice geçecektir. Yeterince ovaladıktan sonra üzerine bir çay bardağı sıcak su koyarak karıştırın, şekerin erimesini sağlayın. İçine bir kabuk tarçını da atarak soğutmaya bırakın.

Ayıklanmış karpuzları ufak parçalara kesin. Ya büyük blender yada el blender kullanarak iyice püre haline getirin. Oldukça sulu, çorba gibi bir kıvamı olacaktır.

Soğumuş tarçınlı, limon kabuklu şekerli suyu süzgeçten süzüp bir kaba alın. Karpuzları da süzgeçten geçirerek üzerine ilave edin. Bir limonun suyunu sıkıp ekleyin. Tüm karışımın tadını kontrol edin, tamamsa kapalı bir kapta buzdolabına kaldırın.

Servis yapacağınız zaman bir sürahiye karpuzlu karışımı koyun, üzerine bir litreye tamamlayacak kadar soğuk su ilave edin. Karpuz dilimleri konmuş bardaklarla bol buzla servis yapın benim şahsi tavsiyem 🙂

Sıcak bir akşam üzeri şehirde de olsa ufak bir balkon sefasını keyfe dönüştüren bir tad oldu bizim için. İçindeki kabuk tarçın aroması kendini tam belli etmeden karpuzun tadını inanılmaz bir şekilde yükseltiyor. İlk başta aman canım karpuz ve tarçın birarada ne uyumsuz diyebilirsiniz ama ön yargılı olmayın ve deneyin derim.

Afiyet olsun!