Archive for Haziran 2012

Lor peynirli cheesecake


Kısa bir tatil öncesi hoşçalın demeden önce yaptığım bir cheesecake’i paylaşmak istedim sizinle. Bu defa lor peyniri kullandım yaparken, sonuç mükemmeldi. Hemen tarife geçmek istiyorum.

 

Alt Taban için:

– 1 paket eti burçak bisküvi

– 2 yemek kaşığı ertilmiş tereyeğı

Cheesecake dolgusu için :

– 400 gr tuzsuz yağlı lor

– 1 su bardağı süt

– 1 kutu krema (200 ml)

– 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı toz şeker

– 3 yumurta

– 3 yemek kaşığı nişasta

– vanilya

Üst jöle için :

– 250 ml suda eritilerek sulandırılmış kayısı marmelatı veya 250 ml kayısı meyve suyu

– 1 paket tart jöle (tek kullanımlık ufak paketler halinde marketlerde bulunuyor)

–  5 adet taze kayısı, ikiye bölünüp çekirdeği çıkarılmış

 

Yapılışı:

Mutfak robotuna bir paket burçak bisküviyi koyup un haline gelene kadar çekilir. Un halindeki bisküvilere ertilmiş tereyağı ilave edilir ve iyice karıştırılır. Kelepçeli bir kek kalıbı yağlanır. Tabanına yağ ile karıştırılmış bisküvi ezmesi dökülür. Bir kaşık sırtı veya bardak  ile eşit kalınlıkta kalıbın tabanına yayılır ve sıkıştırılır. Kalıp diğer hazırlıkları yaparken beklemek üzere buzdolabına kaldırılır.

Yine mutfak robotunun haznesine lor peyniri konur. Şeker ve süt ilave edilerek şeker eriyene kadar çalıştırılır. Pürüzsüz bir kıvam aldığında krema ilave edilir. Krema da karışıma yedirildikten sonra yumurtalar teker teker ilave edilerek çırpmaya devam edilir. En son olarak 3 yemek kaşığı nişasta ve vanilya da karışıma eklendikten sonra kek karışımı buzdolabından alınan kalıba dikkatlice bir kaşık yardımı ile dökülür.

160 derece ısıtılmış fırında 50- 60 dk pişirilir. Cheesecake’in üzeri kızarmadan ama karışım katılaşmış halde iken fırından alınır. Cheesecake yapmanın püf noktalarından bahsettiğim önceki yazıma da bir göz atmak isterseniz daha fazla detayı orada bulabilirsiniz. Fırından çıkarılan kek oda sıcaklığına gelene kadar dinlendirilir.

Üst jölesi için 250 ml kayısı meyve suyu veya sulandırılmış kayısı marmelatı bir paket tart jöle karışımı ile pişirilir. İkiye bölünmüş kayısılar cheesecake’in üzerine dizilir. Kayısıların üzerine ve kalan diğer boşluklara kayısı jölesi bekletmeden pişer pişmez dökülür. Soğuduktan sonra buzdolabına kaldırılır. Bir kaç saat soğutulduktan sonra veya bir gece bekledikten sonra cheesecake servise hazırdır.

Afiyet olsun!

Kısa bir süre tariflerimle birlikte sizinle olamayacağım ama söz dönünce gördüklerimi, tattıklarımı, deneyimlerimi sizinle paylaşacağım.

Arada geldiğinizde ” Takip et” butonuna tıklayarak e-mail adresinizle kayıt olursanız yazılardan öncelikli olarak haberdar olabilirsiniz.

Gelene kadar kendinize iyi bakın, görüşmek üzere 🙂

 

 

Kahveli çikolata kaplamalı kek


Bitter çikolatalı tatlıları sevdiğimi biliyorsunuz. Bu keki All Recipes’de görünce ve yapımının kolaylığını okuyunca denemesem olmaz diye düşündüm. Doğrusu denememe değdi, eğer koyu bitter çikolata lezzetinden hoşlanıyorsanız siz de seveceksiniz. Sütlü bir kahvenin yanında veya çocuklara soğuk bir bardak sütle iyi gider. Bu kekin püf noktası aşırı pişirmemek, fırında biraz fazla kalırsa kuruyacaktır, oysa istediğimiz kıvam pişmiş ama hala hafif nemli olması.

Tarifteki ölçüler Amerikan “cup” ölçüsüyle verilmiş. Eğer elinizde bu kaplardan yoksa büyük boy bir su bardağı (240 ml) aynı işi görecektir. Malzeme listesini verirken yanında gram olarak miktarlarını da yazacağım. Elimizin altında bolca bulunan malzemelerle kolay bir şekilde son derece bereketli kocaman bir kekiniz oluyor.  Uzun uzun yumurta ve şeker çırpmalara gerek olmayan  bu kek kısa sürede hazırlanıyor. Ben 26 cm çaplı bir yuvarlak kek kalıbı kullandım, epey kalın bir kekim oldu ve pişme süresi daha uzun tuttu. Dilerseniz daha geniş bir kalıp kullanabilirsiniz, daha da kolay pişecektir bu şekilde. Klasik keklerden farklı olarak son anda kek hamuruna eklenen bir büyük bardak koyu sıcak kahve keke değişik bir yapı kazandırıyor. Kesinlikle denenmeli.

Malzemeler:

– 2 cup un ( 250 gr )

– 2 cup şeker ( 400 gr)

– 3/4 cup kakao ( 65 gr)

– 2 tatlı kaşığı karbonat ( ben 1 tatlı kaşığı kullandım ve bir kaç damla limon ekledim kokmaması için)

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu ( ben 2 tatlı kaşığı kullandım)

– 1/2 cup sıvı yağ ( 120 ml )

– 1 cup süt ( 240 ml)

– 2 yumurta

– vanilya

– 1 cup koyu sıcak kahve ( nescafe türü hazır granül bir kahve ile hazırlanmış veya filtre kahve, şekersiz)

Üst ganaj kaplaması için:

– 150 gr bitter çikolata ( 2 paket 80 grlık kare çikolatadan 2 minik kare eksik)

– 150 ml kutu sıvı krema (normal bir su bardağının 2/3 ü)

Yapılışı:

Önce bir kapta un, şeker, kakao, kabartma tozu ve  karbonatı bir kapta karıştırın, homojen bir karışım olsun. İçine sıvı yağ, süt, yumurta ve vanilyayı ekleyip tel çırpıcı ile iyice karıştırın. En son olarak bir büyük bardak sıcak ve koyu kahveyi karışıma döküp homojen bir hal alana kadar karıştırın. Önceden yağlayıp unladığınız kek kalıbına döküp 175 derece fırında 25 – 35 dk arasında pişirin. Keke batırdığımız kürdan temiz çıktığında kekimiz pişmiş demektir. Kalıbınız genişiliğine, kekin kalınlığına göre pişme süresini ayarlayın. Fırından aldığımız keki bir süre kalıpta dinlendirdikten sonra servis tabağına çıkarıp soğumasını bekleyin.

Diğer yanda bir sos kabına aldığınız kremayı kaynama noktasına gelmeden orta ateşte ısıtın. Isınan kremayı ocaktan alıp içine parçaladığınız bitter çikolatayı ekleyin. Bir çırpıcı ile karıştırarak iyice erimesini sağlayın. Pürüzsüz haldeki çikolatalı karışımı karıştırarak soğutun.

Kekin üzerine çikolatalı ganajı akıtarak kaplamasını sağlayın. Soğuyup katılaştıktan sonra çırpılmış krema, taze meyveler veya vanilyalı dondurma eşliğinde servis edin. Misafirleriniz hem görüntüden hem lezzetten etkilenecekler kesinlikle 🙂

Afiyet olsun!

Izgara patlıcan kebabı


Yaz geldi ve patlıcana kavuştuk, Türk mutfağının sonsuz çeşitte tarifinin baş malzemesine. Bu tarif de klasik bir patlıcan yemeği aslında. Çeşitli isimler altında anılan  Beykoz kebabı, İslim kebabı veya en sade haliyle fırında patlıcan kebabı diye bildiğimiz ve sık sık yaptığımız bir tarif.

Bu defa aslından farklı olarak patlıcanları kızartmadan hazırladım. Sıkışık ve acelem olan bir zamana denk geldiği için de aşamaları fotoğraflayamadım ama zaten hepimiz biliyoruz değil mi? Kızartma nedeniyle patlıcan yemeklerinden uzak duranlar için oldukça iyi bir alternatif bu yol. Pek çok tarifte artık patlıcanları ızgara etmeyi tercih ediyorum. Aldığım döküm ızgara tavası hem etleri hem de patlıcan, kabak veya biber gibi sebzeleri ızgara etmeme yarıyor. Oldukça kullanışlı ve gerçek ızgara, mangal tadını veriyor neredeyse. Nasıl yaptım derseniz;

Dört adet uzun kemer patlıcanı alaca soydum. Boyuna ince dilimler halinde kestim, 20 dilim patlıcanım oldu. Dilimlenmiş patlıcanları tuzlu suda yarım saat beklettim. Suyunu döküp patlıcanları iyice sıktım. Geniş bir tepside üzerine bir kaç kaşık zeytinyağı gezdirdim, her dilimin yağlanması için karıştırdım. Izgara tavasını ocakta ısınmaya bıraktım. Yeterince ısındığında yağlanmış patlıcanları tek sıra halinde dizdim. her iki yüzü patlıcanlar hafifçe kızarıp üzerinde ızgara izleri olana kadar pişirdim. Pişenleri bir tabağa alıp kalan patlıcanları tavaya koydum.

400 gr yağsız kıymadan iki dilim ıslatılmış bayat ekmek içi, bir ufak soğan rendesi, tuz, karabiber, kimyon ilavesiyle köfte yoğurdum. 10 adet irice yuvarlak köfte hazırladım. Patlıcanları ızgara tavasından aldıktan sonra köfteleri koyup iki yüzünü kısa süre pişirdim.

İki patlıcan dilimini bir tabakta birbiri üzerine çapraz gelecek şekilde yerleştirdim. Artı işareti şeklindeki patlıcanların ortasına bir köfte yerleştirdim ve uçlarını köftenin üzerine kapatarak sardım. Patlıcanların üzerine bir dilim domates ve çarliston biber parçası koyup bir kürdan ile tutturdum, fırın kabına yerleştirdim.

Tüm patlıcanları ve köfteleri sırasıyla sardıktan sonra sosunu hazırladım. Bir sos kabına iki domatesi rendeledim, bir tatlı kaşığı domates salçası, az zeytinyağı, tuz, karabiber ilavesiyle bir süre pişirdim. Yaptığım sosu patlıcanların olduğu fırın kabına ekleyip 200 derece fırında 30 dakika pişirdim.

Kızartma yapmadan da son derece lezzetli bir patlıcan yemeği oldu. Eğer ızgara tavanız yoksa aynı şekilde hafif yağlanmış patlıcan dilimlerini ızgara kısmı açılmış fırının ızgara teli üzerine dizip, arada patlıcanları ters çevirerek de yapabilirsiniz.  Deneyin derim.

Afiyet olsun!

Girit kabağı dolması


İsmi dolma ama içinde pirinç veya benzeri bir dolgu maddesi yok bu yemekte. Daha çok karnıyarık benzeri bir yemek. Pazarda hoş görünümlü Girit kabaklarını görünce dayanamadım aldım ve görüntüsünü kaybetmeden pişirmek istedim.

Benim küçüklüğümde İzmirde minicik parmak büyülüğünde kütür kütür Girit kabakları olurdu. O lezzetli kabakları sadece hafifçe haşlar üzerine zeytinyağı, limon, sarımsak sosuyla salata yapardı annem. Lezzeti normal kabaklara göre daha yoğun ve güzeldi bu kabakların. Şimdilerde onların tombul versiyonları yer alıyor pazarlarda. Şekil farklı ama lezzeti yerinde Girit kabaklarının.

Nasıl yaptığıma gelecek olursak, biraz kendiliğinden oluştu tarif. Şeklini korusun dedim pişerken ve o yüzden içlerini oyup dolma yapmaya karar verdim.. İçini oyunca klasik bir dolma harcı olsun istemedim. İçinden çıkan kabak içleri, soğan, kıyma, dolmalık kırmızı biber , domates ve hafif karabiber ile karnıyarık benzeri bir iç hazırladım. Önce soğanı yemeklik doğradım, çok az zeytinyağında yumuşattım, ardından kıymayı ekledim pişirdim. Bir etli kırmız biberi ayıkladım küçük zarlar halinde doğradım, kıymaya ekleyip pişirmeye devam ettim. Ardından kabakların içinden çıkanları ufak ufak doğradım harca ilave ettim. Bir orta boy domatesi küçük küçük yemeklik doğrayıp kıymaya koydum. Domatesle de birlikte bir süre piştikten sonra tuzunu, karabiberini ayarladım. Harcı ocaktan aldım içine bir kaç sap maydanozu ince kıyıp attım. Oyulmuş kabakları zeytinyağında rengi çok değişmeden haffi kızarttım. Kızaran kabakları ve kapaklarını bir fırın kabına aldım. İçlerine kıymalı harcı doldurdum. İki domatesi rendeledim, iki yemek kaşığı zeytinyağı ile hafifçe pişirdim tuz, karabiber ekledim, sos hazırladım. Domates sosunu kabakların olduğu fırın kabına ekleyip yemeği fırına verdim. 30 dk kadar 180 derece fırında pişirdim.

Kabak dolma / karnıyarık hazır 🙂

Afiyet olsun!

Ananaslı alt üst kek


Martha Stewart’ın tv showlarını seyretmek büyük keyif. Bizde de yayınlanmaya başladığı yıllardan beri hala ilgiyle izlerim. Becerikli elleri, güzel mutfak aletleri, detaylı anlatımı ve program sonunda ortaya çıkan müthiş görüntü insana pişirme arzusu veriyor. Zaman zaman bu tariflerden denemeler yapıyorum.

Ananaslı alt üst kek “Pineapple upside down cake” bir Amerikan klasiği. Temelde aynı prensiple ve aynı kek hamuruyla mevsim meyveleri kullanılarak çeşitlendirilen bir kek çeşidi ama ananaslısı daha bir favori sanki. Yaz iyice gelip nefis şeftaliler ortaya çıkınca hemen şeftalilisi de yapılacak 🙂

Bu alt üst kek tariflerinde kek kalıbının tabanına karamelize edilmiş şeker ve meyve konuyor. Hazırlanan kek hamuru onların üstüne dökülerek fırına veriliyor. Piştikten sonra kalıp ters çevirilerek kek servis tabağına çıkarılıyor. Böylece alttaki karamelize meyveli kısım kekin üstünde yer almış oluyor. Hem şeker ve tereyağıyla yapılan karamel, hem fırında pişmiş meyveler kekin üstünde harika bir doku oluştururken  nefis de bir lezzet sunuyor bize. Bu kadar methiyeden sonra tarife gelelim;

Tarif  Martha Stewart’dan adapte edilmiştir.

Malzemeler:  200 ml lik normal bir bardak ile ölçüldü, 26 cm çaplı yuvarlak bir kek kalıbı kullanıldı

–          7 dilim ananas

–          ½  bardak esmer şeker

–          3 yemek kaşığı tereyağı

Keki için:

–          2 yumurta

–          1 bardak tepeleme toz şeker

–          90 gr (6 yemek kaşığı) oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı

–          1 tatlı kaşığı vanilya

–          1 + ½ bardak tepeleme un

–          2 tatlı kaşığı kabartma tozu

–          Bir çimdik tuz

–          ½ bardak süt

 

Kekin hazırlığına ilk olarak karameli yapmakla başlıyoruz. Kalın dipli bir sos tenceresine yarım bardak esmer şekeri ve birkaç kaşık su koyup ateşe oturtuyoruz. Şeker eriyip hafifçe karamelize olduğunda üç kaşık tereyağını ekleyip karıştırıyoruz.

Yağ eriyip bir dakika şekerle birlikte kaynadıktan sonra önceden hafifçe yağladığımız kek kalıbın dibine döküyoruz. Kek kalıbı olarak kelepçeli kalıp kullanıyorsanız kalıbın dışını alimünyum folyo ile iki kat kaplamakta fayda var. Zira fırında pişerken karamel sızdırma yapabiliyor. Normal yuvarlak düz bir kalıp daha kullanışlı olacaktır. Ya kek kalıptan çıkmazsa diye düşünmeyin alttaki karamel fırından çıktığında hala sıcak ve yumuşak olacağı için fırından çıktıktan 10 dk kadar sonra kalıbı servis tabağına ters çevirdiğinizde kek kolayca çıkacaktır. Kalıbın tabanına karamel eşit bir şekilde yayıldıktan sonra yedi dilim ananası üzerine yerleştiriyoruz.

Ben ananasların göbeklerine çekirdekleri çıkarılmış birer kiraz ekledim ama şart değil.

 

Kek kısmı için bir kapta elenmiş un, kabartma tozu ve bir çimdik tuzu karıştırıyoruz. Başka bir karıştırma kabına oda sıcaklığında yumuşamış 90 gr tereyağını ve bir bardak toz şekeri koyuyoruz.

Mikser ile krema kıvamı alana kadar çırpıyoruz. Yumurtaları ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.

Bir kaşık vanilyayı da ekledikten sonra unlu karışımın 1/3 ünü yumurtalı karışıma ilave edip düşük hızda karıştırmaya devam ediyoruz. Yarım bardak sütün yarısını ekleyip karıştırıyoruz.

Ardından kalan unun yarısını daha kek hamuruna ilave edip yediriyoruz. Kalan sütü de ekleyip yedirdikten sonra kalan unu da koyup çırpmayı bitiriyoruz. Yani biraz un, biraz süt sırasıyla malzemeyi üç defada bitiriyoruz. Kek hamurunu ananasların üzerine döküp eşit şekilde yayıyoruz.

175 derece ısıtılmış fırında 40 dk, üzeri iyice kızarana kadar pişiriyoruz. Fırından çıktıktan sonra 10 dk dinlendiriyoruz. Kalıbın üzerine servis tabağını ters kapatıp çevirerek keki tabağa alt üst ediyoruz.

Kek hafif ılıkken dilerseniz yanında çırpılmış krema veya vanilyalı dondurma ile servis ediyoruz.

Şiddetle tavsiye edilir 🙂

Afiyet olsun!

Kahvaltı salatası


 

Yazın geldiğini en çok nereden anlarız? Benim için kahvaltı sofralarında lezzetli domatesleri tabağımıza almaya başladığımızda yaz gelmiştir. Çünkü kış aylarında domates yemeyi sevmiyorum mecbur olmadıkça. Kütür kütür çengelköy hıyarları, hafif acı sivri biberler, sulu kırmızı domatesler soframızı şenlendirir, her zamanki kahvaltılıklarımıza farklı bir lezzet katar.

Bu salata tüm saydığım güzel sebzelerin bir araya geldiği, peynirler, zeytinler ve yumurta ile tam bir kahvaltı tabağı oluşturan bir tarif. Aslında tarif demeye hacet yok elbette. Emre küçükken son derece zor yemek yiyen bir çocuktu. Ona bazı gıdaları sevdirebilmek ve yedirmek için çeşitli yollara başvururdum. Haşlanmış yumurtayı böyle bir salata ile hazıradığımda daha kolay yediğini farkettiğimden bu salata menümüze girmiş oldu. Hem salataya konan zeytinyağı, hem domateslerin bıraktığı suları hep birlikte nefis bir sos oluşturduğu için yumurtaya da farklı bir lezzet katıyor. Egede bu salatayı lor peyniri ile yumurtasız olarak hazırlarlar ve “çingen salatası” olarak adlandırılar. Kahvaltıda veya yemek yerine herhangi bir öğünde yenir.  Ben yazın genelde haftasonlarında kocaman bir servis tabağına hazırlayıp masaya getiriyorum. Yanında kızarmış ekmeklerle ve demli bir çay ile deymeyin keyfime 🙂 hem leziz hem sağlıklı, daha ne olsun.

İçine neler koydum;

– cherry domates

– çengelköy badem hıyar

– sivri biber

– yeşil veya siyah zeytin

– keçi sütünden beyaz peynir

– taze kaşar

– haşlanmış yumurta

– sızma zeytinyağı

– taze kekik ve fesleğen

– tuz, taze çekilmiş karabiber

Malzemelerin miktarlarını kendi sofranıza göre ayarlamanız için sayı vermiyorum. Yumurtaları katı haşladım, soğuduktan sonra soyup dörde böldüm. Domatesleri dörde böldüm. Hıyarları soymadan ince dilimledim. Sivri biberleri halka halka doğradım. Peynirleri tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğradım. Zeytinlerin çekirdeklerini çıkardım. Tüm malzemeleri tabakta harmanladım. Üzerine sızma zeytinyağı, tuz, karabiber ekledim. En son olarak taze kekik ve fesleğen yaprakları serpiştirdim. Bu defa koymadım ama eğer bir kaç parça ceviz de ilave edilirse muhteşem olur.

Afiyet olsun!

Kayısılı milföy tart



Daha önce verdiğim cevizli tart sırasında fındıklı bir deneme yapacağımdan bahsetmiştim işte bu o deneme. Tarifin orjinali foodnetwork.com dan ve badem ile yapılıyor, fakat fındıkla muhteşem oldu. Bademle hazırlanan fangipane usulünün fındığa uyarlanmış şekli ile tarifimiz:

Malzemeler;

– 6 kare milföy hamuru

– 10 adet kayısı (veya tüm tartın üzerini kaplamaya yetecek kadar)

– 1/2 su bardağı toz şeker

– 1 bardak tuzsuz fındık

– 90 gr tereyağı

– 1 yumurta

– 1,5 yemek kaşığı un

– 1 çay kaşığı vanilya

– üzerine serpmek için pudra şekeri


Yapılışı da son derece pratik. Ben kalıp olarak ufak boy borcam tart kalıbını kullandım. Donmuş haldeki 6 parça milföy hamurunu açılması için tezgaha çıkardım, hafifçe donmuşluğunun çözülmesini bekledim. Tüm hamurları üst üste koydum, hafifçe unladım ve merdane ile bastırarak geniş bir kare olacak şekilde açtım. Tart kalıbı genişliğine ulaşınca kalıbın tabanından 3 cm geniş olacak şekilde daire biçiminde kestim. Yuvarlak şekil verdiğim milföy hamurunu kalıbın içine yerleştirdim, kenarlarını kalıbın kenarlarına yapıştırdım, tart şekli verdim.

Bir su bardağı fındığı mutfak robotunun haznesine koydum, içine şekeri, küp küp kesilmiş tereyağını, bir yumurtayı ve 1.5 kaşık unu ilave ettim. Robotu çalıştırdım ve tüm malzemenin ezilip bir püre olmasını sağladım. En son vanilyayı ekledim karıştırdım. Oluşan macunu milföy hamurunun üzerine yaydım.

Kayısıları çekirdeklerini çıkararak ikiye ayırdım. Tüm tartın üstünü kaplayacak şekilde fındıklı harcın üzerine yerleştirdim. Kayısılı tartı 180 derece ısınmış fırına verdim. Milföy hamuru kızarıp pişene kadar 30 – 40 dk fırınladım. Çıkınca üzerine pudra şekeri serperek servis yaptım. Sonuç muhteşemdi, tavsiye edilir 🙂

Afiyet olsun!