Tarçınlı tavuk


tarçınlı köy tavuğu

Bizim evin anneanneden gelen basit ama lezzetli bir diğer geleneksel yemeği de tarçınlı tavuktur. Zaman zaman hadi tarçınlı tavuk yapsana diye talep gelir bizimkilerden.  Az malzeme ile fakat oldukça lezzetli bu tarifi geçenlerde bir köy tavuğu ile yaptım.

Malzemeler ;

– 1 adet bütün tavuk

– 4 adet iri patates

– tarçın, karabiber, tuz

– sıvıyağ

Tavuğu yıkayıp bol su ve tuz ilavesi ile hafif haşlayın. Suyundan çıkarıp ılınması için bekleyin. Ele gelebilecek kadar soğuduğunda iki but, iki göğüs olmak üzere parçalara ayırın. Patatesleri soyup 1 cm kalınlığında yuvarlak dilimlere bölün. Yemeği pişireceğiniz tencereye  tabanı kaplayacak kadar sıvı yağ koyun, kızdırın. Patatesleri iki yüzleri renk alacak kadar kızartın. Burada amaç patateslerin tamamen pişmesi değil sadece lezzet için ve daha sonraki pişme aşamasında dağılmamaları için kızartmaktır. Kızaran patatesleri bir kaba alın. Parçalara ayırdığımız tavuk parçalarını kalan yağda iki tarafları renk alacak şekilde kızartın. Eğer tencerede fazla yağ kaldıysa dökün. Tencerenin tabanına kızartılmış patatesleri dizin. Üzerine de  tavukları yerleştirin. Hepsinin üstüne bolca tarçın, biraz karabiber ve dilediğiniz ölçüde tuz serpin. Tavuğun haşlama suyundan bir miktarını tencereye yemeğin üstüne dökün. Su patatesleri kaplamalı. Orta ateşte üstü kapalı olarak patatesler pişip suyunu çekene kadar pişirin. Tencerenin dibinde yemeğin hafif yağı ve suyu kalmış olmalı. Biraz dinlendikten sonra servise hazırdır.

Az çoktur diye bir söz vardır bilirsiniz, bence bunun gibi az malzemeli ama kendi öz lezzetlerini vurgulayan yemekler bu tanıma uyuyor. Hem biraz nostalji hem de naif bir lezzet arıyorsanız denemenizi tavsiye ederim.

Afiyet olsun!

Brokoli pankek


brokoli pankek

Hafta sonu kahvaltılarında hem sağlıklı hem de göze ve damağa hitap eden değişik bir pankek yapmak isterseniz çok güzel bir tarifimiz var bugün. Brokoli sevmeyen yaramazlar da severek yiyecekler inanın.

Malzemeler :

– 1 kase haşlanmış veya buharda pişmiş brokoli

– 1 adet haşlanmış veya buharda pişmiş kırmızı biber

– 1 adet yumurta

– 1 bardak süt

– 2 yemek kaşığı yoğurt

– bir kaç damla limon suyu

– 1 bardak un

– 1 çay kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı kabartma tozu

– 1 çay kaşığı tuz

– 2 yemek kaşığı zeytinyağı

– taze çekilmiş karabiber

brokoli kekleri

Sebzeleri dilerseniz buharda, dilerseniz haşlayarak pişirin. Brokolileri ufak parçalara ayırın. Kırmızı biberi tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Bir karıştırma kabında bardak sütü 2 kaşık yoğurt ile iyice karıştırın, limon suyunu ilave edin. Diğer tarafta kuru malzemeleri; un, kabartma tozu, karbonat, karabiber ve tuzu harmanlayın. Sütlü karışıma bir yumurtayı kırın, hafifçe çırpın. Çok fazla çırpmaya gerek yok, sadece karışsın yeter. 2 yemek kaşığı zeytinyağını da ekledikten sonra unu kaşık kaşık ekleyerek karıştırın. Yine çırpmadan sadece bir spatula veya kaşık ile yedirin. Boza kıvamına gelen karışıma sebzeleri de ekleyin.

Bir yapışmaz tavayı veya döküm tavayı iyice kızdırın. Çok az zeytinyağı ile yağlayın. Karışımdan kepçe ile tavaya bir miktar dökün ve yayın. Bir kaç dakika orta ateşte hamurun üstünde gözenekler oluşana kadar pişirin. Bir spatula ile ters yüz ederek diğer tarafını da kızarana kadar pişirin. Pişen pankekleri servis tabağına alın. Tüm hamuru pişirdikten sonra sıcak sıcak servis edin.

brokoli mücver

 

Ben pazar gününün geç kahvaltısı için yaptım ama dilerseniz herhangi bir öğünde başlangıç yada tek başına bir tabak bile olabilir. Hem sağlıklı, hem besleyici hem lezzetli daha ne olsun dimi 🙂

Afiyet olsun!

 

14 Şubat kurabiyeleri


14 subat kurabiyeleri

Her yerin kırmızı kalplere büründüğü bugün evde minik kurabiyelerle sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz kolayca.  Muhatabınız illaki bir karşı cins olmak zorunda da değil, çocuklarımız, arkadaşlarımız, komşumuz neden olmasın. Emeğinizle onlara olan sevginizi kolayca ifade edebilirsiniz, yalnızca biraz çaba yeterli 🙂

Hamurumuz oldukça basit bir kurabiye hamuru, üst süslemelerini de hazır şeker hamuru ile yaptım. İlk acemilik denemelerim bunlar hatalarıma anlayış rica ediyorum.

Malzemeler :

– 175 gr tereyağı (veya margarin)

– 175 gr pudra şekeri

– 1 orta boy yumurta

– 350 gr un

– 1 portakalın kabuğunun rendesi

– Süslemek için kırmızı ve beyaz şeker hamuru

valentine's day cookies

Mutfak robotunda tereyeğı ve şekeri birlikte çırpın. Ardından bir yumurtayı ilave edin. Portakal kabuğu rendesini de ekleyin. Unu üç parti halinde karışıma ekleyerek hamuru tamamlayın. Hamuru bir strech film ile sarıp buzdolabına kaldırın. En az 30 dk dinlenmesi için bırakın. Dinlenmiş hamuru hafif unlanmış tezgahta merdane ile yarım santim kalınlığında açın. Dilediğiniz kalıplar ile keserek pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine dizin. Kalan hamurları tekrar top yapıp tekrar açın. Yapışmamasi için hafif unlayın. Hamur bitene kadar bu şekilde kurabiyeleri kalıplar ile kesin. 175 derece fırında kızarmadan sadece hafif renk alana kadar 10-15 dk pişirin. Fırından çıkardığınız tepsideki kurabiyelere soğuyana kadar dokunmayın kırılabilir.

Merdane yardımıyla şeker hamurunu hafif nişastalayarak ince açın. Kurabiyelere şeil verdiğiniz kalıplarla kesin. Soğuyan kurabiyelerin üzerini bir fırça yardımıyla çok az suyla ıslatın. Şeker hamurunu kurabiyenin üzerine yapıştırın. İlave süsler için hayal gücünüze göre şeker hamurlarına şekil verin, kurabiyelerin üzerine çok az suyla  yapıştırın.

sevgililer günü kurabiyeleri

İnanın sevdiklerinizin yüzündeki ifade tüm emeğinize değecek. Süsünün dışında kıtır kıtır ve mis gibi portakal ve tereyağı kokan kurabiyeler çok lezzetli.

Afiyet olsun!

Muzlu muffinler


muzlu muffin

Sömestre tatilinde evdeki minik yaramazları yada benimki gibi  sürekli tatlı  bir şeyler yok mu anne diyen ergenleri mutlu etmek isterseniz çok çok lezzetli bir muffin tarifim var.

Hem içeriğindeki muz ve ceviz nedeniyle çok besleyici hem de evde yapıldığı için yağı şekeri kontrol altında oldukça sağlıklı kekler bunlar. Fırından çıkarıp sabırla biraz ılınmasını bekleyebilirseniz eğer aldığınız ilk lokmada o yumuşacık, olağanüstü aromalı hafif tat sizi çok şaşırtacak inanın. Yumuşaklığını ertesi gün hatta eğer evdekilerden artarsa üçüncü gün bile koruyan harika bir tarif.

Muffinlerin diğer keklerden ve kupkeklerden en önemli farkı yumurtanın ve diğer malzemelerin hiç çırpılmadan karıştırılması ve kabartıcı olarak ağırlıklı olarak  karbonatın kullanılması. Hem kahvaltıda hem de çay saatinde keyifle sunabileceğiniz tarif aşağıda ;

Malzemeler : 12 adet muffin için – ölçü bardağı 200 ml normal su bardağıdır

– 1 yumurta

– 1/2 bardak sıvı yağ

– 3 olgun muz

– 1 bardaktan bir parmak az toz şeker

– 2 bardaktan bir parmak az un

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

– 1 tatlı kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı tuz

– bir kaç damla limon suyu

– 1 çay kaşığı tarçın

– 1 tatlı kaşığı vanilya özü

– üzeri için iri kırıklanmış ceviz ve esmer şeker (yoksa normal şeker olabilir)

Bir karıştırma kabında kuru malzemeleri karıştırın. Unu, kabartma tozunu, karbonatı ve tuz eleyerek karıştırın. Diğer bir kapta üç adet muzu soyun ve çatalla veya patates ezici ile ezin. Tamamen püre olması gerekmez, arada ufak parçalar halinde kalabilir. Üzerine şekeri ve bir yumurtayı ekleyin. Bir spatula veya  kaşık ile karıştırın. Üzerine sıvı yağı ekleyin, karıştırın. Tarçın ve vanilyayı ekleyin, bir kaç damla limon suyunu koyun. (karbonat kullandığım tariflerde mutlaka bir kaç damla limon kullanırım, asit karbonatın hem aktive olmasını sağlıyor hem de piştikten sonra kötü bir tat kalmasını engelliyor) Tüm sıvılar karıştıktan sonra unlu karışımı peyder pey ekleyerek yedirin. Tüm bu işlemleri minimum karıştırma hareketiyle tamamlayın. Ne kadar az karıştırılırsa sonuç o kadar yumuşak olacaktır.

On ikili muffin tepsisinin içine kağıtları yerleştirin. Her bir kalıba bir parmak boşluk kalacak şekilde hamuru paylaştırın. Her bir kalıbın üstüne kırıklanmış cevizleri koyun, esmer şeker serpin.  180 derece fırında 15-20 dk pişirin.

muzlu minik kağıt kekler

Sonuç muhteşem, çocuklar kadar siz de seveceksiniz eminim, deneyin derim 🙂

Afiyet olsun!

Ayvalı et


ayvalı erikli et

İçinde meyve olan et yemeklerini seviyorum. Tatlı, tuzlu, tatlı ekşi karışımlar benim damak zevkime çok uygun. Anadoluda çok eski zamanlardan beri yapıla gelen kuru yada taze meveli et yemekleri bence mutfağımızın rafine lezzetlerinden biri.

Ayva yalın halinde tek başına çok tüketilmeyen ama bir o kadar faydalı bir meyve. Tatlısı, reçeli, kompostosu derken bu eski tarifteki gibi güzel bir kuzu eti ile birleşince hafif tatlı, daha çok mayhoş tadı bize müthiş bir lezzet sunuyor.

Davet sofranızda değişik bir et yemeği sunmak isterseniz tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

– 500 gr kuşbaşı kuzu yada dana eti

– 3 adet ayva

– 15-20 adet arpacık soğanı

– 7-8 adet kuru erik (çekirdeği çıkarılmış)

– 1 çorba kaşığı tereyağı

-1 tatlı kaşığı salça ( isterseniz hiç kullanmayabilirsiniz)

– tarçın

– tuz, karabiber

– zeytinyağı

Çelik tencerenizi yada düdüklü tencerenizi ocağa alıp boş olarak ısıtmaya başlayın. İyice kızmış olan kaba bir kaç kaşık zeytinyağı koyun. Etinizi kızgın tencereye atın, karıştırmadan bir kaç dakika mühürlenmesini bekleyin. Etleri çevirip diğer taraflarının da kızarmasını sağlayın. Ocağınız yüksek ateşte olmalı ki et suyunu salmasın, lezzeti içinde kalsın. Mühürlenen etlerinizin üzerine sıcak su ilave edin ve kapağı kapatıp pişmeye bırakın.

Etler pişerken ayvaları ve soğanları ayıklayın. Ayvaların elma dilimleri şeklinde doğrayın. Teflon yada yapışmaz bir tavaya az zeytinyağı koyun. Ayvaların her bir yüzünü hafif karamelize olacak şekilde kızartın. Ayvaları aldıktan sonra aynı tavada arpacık soğanlarını karamelize edin.

Etler piştikten sonra kalan suyunu kontrol edin.  Bir çorba kaşığı tereyağını ve bir tatlı kaşığı salçayı ekleyin. Etlerle harmanlana kadar bir kaç dakika pişirin.Tencereye ayvaları, arpacık soğanlarını, kuru erikleri koyun. Yeterli su yoksa sıcak su ilave edin. Tuzunu, karabiberini ve tarçını ekleyin. Hepsini şöyle bir karıştırıp orta ateşte ayvalar ve arpacık soğanları yumuşayana kadar pişirin. Bu aşama sonunda yemeğin çok fazla suyu kalmamalı, sadece lezzetli bir sos haline gelmeli.

ayva bastı

Afiyet olsun !

Mini köfteli kök ıspanak


köfteli ıspanak yemeği

 

Hep hamur işleri, tatlılar, ağır yemekler yapmıyorum elbette mutfağımda. Gündelik hayatımızda bolca sebze yemeği yer alıyor masamızda. Ispanak da en sevdiğimiz sebzelerden biri. Klasik kıymalı pirinçli ıspanak yemeğine değişik bir alternatif olarak mini köftelisini yaptım geçenlerde. Tarif basit;

Malzemeler:

– 1 demet ayıklanmış ıspanak, daha çok kök kısımları ve ufak yapraklar

– 300 gr dana kıyma

– 2 yemek kaşığı pirinç

– 1 büyük soğan

– 1 havuç

– 1 adet kırmızı biber

– 1 tatlı kaşığı salça (ben domates- biber karışık kullandım)

– bir kaç kaşık zeytinyağı

– tuz, karabiber

– yarım limon suyu

Soğanın yarısını rendeleyin. Kıyma, pirinç, soğan rendesi, tuz ve karabiber ilavesiyle köfteyi yoğurun. Harçtan minik köfteler yuvarlayın. Bir tavayı ocakta ısıtın, içine bir yemek kaşığı zeytinyağı koyun. Mini köfteleri tavaya atıp, sallayarak hafifçe kızartın. Kızarmış köfteleri tavadan alıp bir tabağa koyun. Kalan yarım soğanı yemeklik ince doğrayın. Havucu ayıklayıp ince ince halka dilimleyin. Kırmızı biberi ayıklayıp doğrayın. Bir tencereye biraz zeytinyağı koyup ısıtın. Soğanı ekleyip yakmadan kavurun. Ardından havuçları koyup sotelemeye devam edin. Sonra biberleri ekleyin, bir kaç dakika daha pişirdikten sonra bir tatlı kaşığı salçayı ilave edip kokusu çıkana kadar kavurun. Ispanakları da tencereye ekleyin. Ispanaklar söndükten sonra mini köfteleri tencereye ilave edin. Az sıcak su ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Orta ateşte 15-20 dk pişirin. Yemek piştikten sonra yarım limonun suyunu yemeğe ilave edin. Biraz dinlendirdikten sonra servis yapın.

köfteli ıspanak

Bol sebzeli, eti, karbonhidratı bir arada az yağlı çok sağlıklı bir yemek sizi bekliyor.

Afiyet olsun !

Çırpma


çıprma 2

Bazı yemekler anılarla ilişkilidir, size çocukluğunuzu anımsatan, o günleri canlandıran. Bu basit ama çok lezzetli börek, mücver benzeri yemek de öyle benim için. Rahmetli babaannemi kaybedeli bir yıl oldu, ne çabuk geçmiş zaman. Çırpma onunla özdeşleşmiş benim zihnimde. Oysa çok uzun zamandır yapmamıştı, onun elinden yememiştik. Ama çocukluk anılarımda mutfakta bu karışımı hazırlarkenki hali aklımda hep nedense bir de baklava yaparkenki hali bayram arifelerinde.  Şimdi düşünüyorum da demek o zamanlar da ilgiliymişim mutfakla bu sahneler kaldığına göre hep aklımda. Kendi elimle hiç yapmamış olsam da baklavanın nasıl yapıldığı, aralara neler serpildiği, yağının sıcaklığı veya tarhana yaparkenki aşamalar bir bir aklımda kalmış.

Çıprmayı hem o tadı özlediğim için hem de babaannemi anmak için yapmak istedim hatırladığım kadarıyla. İyi ki de yapmışım, ruhu şad olsun.

Pırasalı lezzetleri seviyorsanız bunu da seveceksiniz demektir. Pırasa sadece zeytinyağlı yada kıymalı bir tencere yemeği olarak kalmamalı bence. Özellikle börek veya tart, kiş benzeri hamurişi versiyonları çok lezzetli.  Çok kolay bir tarif çırpma, birlikte yapalım:

Malzemeler:

– 500 gr pırasa

– 150 gr rendelenmiş peynir (beyaz peynir veya eski kaşar olabilir, ne arzu ediyorsanız onu kullanın, ben lor, beyaz peynir ve izmir tulumu karışımı kullandım)

– 3 yemek kaşığı zeytinyağı

– tuz, karabiber

– 1,5 su bardağı mısır unu

– 1 su bardağı su

– 50 gr tereyağı

çırpma hazırlık

Pırasayı ayıklayıp yıkadıktan sonra ince ince kıyın. Bir tavada zeytinyağı ile hafif soteleyin. Tuzunu, karabiberini ekleyin, soğuması için kenara alın. Diğer tarafta mısır ununu su ile boza kıvamında bir bulamaç haline gelecek şekilde karın. Su miktarını gözlemleyerek ayarlayabilirsiniz. Elinizdeki mısır unu cinsine göre su miktarı değişiklik gösterebilir. Kıvamı sulu bir kek hamuru veya boza kıvamında olmalıdır. Bulamacın içine sotelenmiş pırasaları ve peyniri ekleyin, iyice karıştırın.

tepside

Fırın tepsisinin içini tereyağı ile kalın bir tabaka halinde yağlayın. İyi pişmesi, lezzeti ve tepsiden kolayca çıkabilmesi için bu aşama çok önemli. Pırasalı karışımı tepsiye dökün, eşit kalınlıkta yayın. Malzemenin tepsideki kalınlığı bir santim kadar olmalıdır. Kalan tereyağını ufak parçalar halinde pırasaların üzerine koyun. 200 derece fırında üzeri iyice kızarana kadar 30- 40 dk pişirin. Dilimlerek servis yapın.

çırpma

İster çay saatlerinizde değişik bir tuzlu olarak isterseniz akşam yemeklerinizde değişik bir mücver alternatifi olarak sofranızda yer verin derim. Mısır unu ve pırasa bileşimi hoş bir alternatif olarak sizin için.

Afiyet olsun!

Karamelli kabak tatlısı


karamelli kabak soslu muhallebi

Kış mevsiminde bal kabağı en sevdiğim sebzelerden biri. Aslında sadece tatlı olarak değil yemek, börek, çorba gibi farklı kullanımlarını da çok seviyorum ama maalesef evin erkekleri tarafından rağbet görmediği için pek yapılamıyor.

Klasik kabak tatlısı en favori şekli olsa da zaman zaman değişik varyasyonlar deniyorum. Bu tatlı da tamamen doğaçlama olarak doğdu. Kuzenlerimizi ağırladığımız yemek davetimizde sevilen aile klasiklerinden oluşan menünün sonunda bu tatlıyı servis ettim.

Seneler evvel çok sık yaptığım bir etimekli tatlı vardı. En altta karamelli şerbet ile ıslatılmış etimekler, ortada sade bir muhallebi tabakası, en üstte de krem şanti ve meyve süslemesi olurdu. Yemek için bir tatlı düşünürken aklıma o geldi ve evde mevcut kabakla birleştirip bu tatlımızı yarattım. Sonuç bence muhteşemdi 🙂 En altta ekmek kadayıfı kıvamında ve tadında bir katman, ortada nefis kremalı bir muhallebi ve en üstte kabak sosu ve süsleme olarak karamelize cevizler. Bir çatal alıp ağzınıza koyduğunuzda tüm bu tatların oluşturduğu nefis yumuşacık bileşimini ve cevizlerin kıtır kıtırlığıyla krokan tadı alıyorsunuz. Çok farklı ve güzel bir bileşim.

Nasıl yaptım derseniz, tarif şöyle ;

Malzemeler :

Alt taban için:

– 1 paket tuzsuz etimek

– 1/2 su bardağı toz şeker

– 1 su bardağı su

– bir kaç damla limon

Orta kat için :

– 1/2 litre süt

– 6 yemek kaşığı toz şeker

– 2 tepeleme yemek kaşığı un

– 2 tepeleme yemek kaşığı nişasta

– vanilya

– 1 kutu süt kreması

Üst kat için:

– 500 gr bal kabağı, soyulmuş, ayıklanmış

– 3/4 bardak toz şeker

– bir kaç tane karanfil

– bir çubuk tarçın

– 1 çorba kaşığı silme toz jelatin

Süsleme için :

– 1 su bardağı iri kırılmış ceviz

– 2 yemek kaşığı bal

etimekli kabak tatlısı

Alt taban hazırlığı için tatlıyı servis edeceğiniz kabın dibine etimekleri boşluk bırakmadan dizin. Ben büyük boy kare borcam tepsiyi kullandım, bir paketten bir kaç tane arttı. Sos için şekeri bir tavaya alın karamelleşmeye başlayana kadar orta ateşte ısıtın. Şeker kenarlardan renk değiştirmeye başlayana kadar karıştırmayın. (Eğer siz karameli azıcık su ilavesiyle yapıyorsanız öyle de yapabilirsiniz, hangisi kolayınıza geliyorsa.) Renk değişmeye başayınca ortaya doğru çekerek karıştırın yavaşça. Bir kaç damla limon suyu ekleyin ki şeker kristalleşmesin. Şeker istediğiniz kadar renk alınca dikkatlice suyu ilave edin. Çok dikkatli olun çünkü sıçrayabilir. Şeker tamamen eriyip amber rengi bir şurup halini alınca ocaktan alın. Sıcak şurubu yavaş yavaş tüm etimeklerin üstünde gezdirin. Kolayca şerbeti emeceklerdir.

Muhallebi katmanı için kalın dipli bir sos tenceresinde şeker, un ve nişastayı karıştırın. Üzerine yavaş yavaş sütü ekleyerek karıştırın. Pürüzsüz bir karışım olsun. Ocağa alın, orta ateşte sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırın. Koyulaşıp bir kaç baloncuk çıkarınca ocaktan alın, vanilya ilave edip karıştırın. Soğuması için bir kenara alın, arada karıştırarak kabuk tutmadan soğumasını sağlayın. Dilerseniz çabuk soğuması için soğuk su dolu bir kabın içine oturtabilirsiniz.  Diğer yandan bir kutu kremayı bir kaba alın ve mikser ile katılaşana kadar çırpın. Bir kaç dakikada katılaşacaktır. Soğuyan muhallebi ile kremayı birleştirin, mikserle homojen bir hal alana kadar karıştırın. Yaptığınız muhallebiyi şerbetli etimeklerin üstüne dökün ve düzgün bir katman halinde yayın. İyice soğuması için kabı buzdolabına kaldırın.

Kabaklı katman için küçük küçük kestiğiniz kabakları şekerle birlikte bir tencereye alın. İçine karanfilleri ve kabuk tarçını da ilave edin. Orta ateşte kabaklar suyunu çekene ve iyice yumuşayana kadar pişirin. Pişen kabakların içinden karanfilleri ve çubuk tarçını alın. Blender ile tüm kabakları püre haline getirin. Diğer yanda yarım çay bardağı sıcak su içinde toz jelatini eritin. Erimiş karışımı kabak püresine ilave edip iyice karıştırın. Dolaptan çıkardığınız  etimekli muhallebinin üzerine kabak püresini düzgünce yayın. Tatlıyı iyice soğuması için buzdolabına kaldırın. En az 2-3 saat soğuduktan sonra servise hazır hale gelecektir.

Üst süslemesi için cevizleri bir tavaya alın. Orta ateşte cevizleri yakmadan karıştırarak kavurun. Burada amaç cevizlerin renk değiştirmeden gevreklik kazanması, 5 dk kadar kavrulmaları yetecektir. Tavaya balı ekleyin ve karıştırarak tüm cevizlerin balla kaplanmasını sağlayın. Bir dakika kadar sonra cevizleri yağlı kağıt üzerine alın, sıcakken yapışmamaları için kaşıkla ayırın. Soğuyunca tatlının üzerine serperek süsleyin.

Deneyin beğeneceksiniz…

Afiyet olsun!

Kolay elmalı kek


elmalı kek

Sadece bir yumurtalı, hiç çırpılmayan çok kolay bir elmalı kek tarifi ister misiniz? 🙂 Evet dediğinizi duyar gibiyim.

Kimi zaman mutfakta çok zaman harcamadan da çok güzel sonuçlar elde etmek mümkün. İçi iri elma parçaları ile nemli nemli, mis gibi tarçın kokulu bir kek evdeki herkesi mest edecektir emin olun. Hele bir de bunu yapmak için kısa bir süre harcadıysanız keyfi daha büyük olacak.

Hadi bir an önce tarife geçelim;

20 cm çaplı ortası delikli kek kalıbı için;

Malzemeler :

– 2 adet elma

– 1 yumurta

– 1 ince belli küçük çay bardağı ayçiçek yağı

– 1,5 ince belli küçük çay bardağı toz şeker

– 3 ince belli küçük çay bardağı un

– 1 tatlı kaşığı tarçın

– 1 ince belli küçük çay bardağı kuru üzüm

– 1 ince belli küçük çay bardağı iri kırılmış ceviz

– 1 paket kabartma tozu

Elmaları soyup küp küp doğrayın, keki karıştıracağınız kaba alın. Üzerine bir yumurtayı kırın, şekeri ilave edin. Hepsini kaşıkla iyice karıştırın, 15- 20 dk beklemeye bırakın. Şekerin ve yumurtanın etkisi ile sulanmış olan elmalara sıvı yağı ekleyin, karıştırın. Başka bir kapta unu, tarçını ve kabartma tozunu karıştırın, eleyerek havalandırın.

elmalı kek hazırlık

Elmalı karışıma üzüm ve cevizleri de ekledikten sonra unlu karışımı yedirerek ilave edin. Normalden daha katı bir kek hamurunuz olacak şaşırmayın. Kek kalıbını katı yağ ile güzelce yağlayın ve içini unlayın. Kek karışımını kalıba yerleştirin, kaşıkla üstünü düzeltip 170 derece fırında 45- 50 dk pişirin. Kürdanla kontrol edip, temiz çıkıyorsa fırından alın. 5 dk dinlendirdikten sonra servis tabağına ters olarak çıkartın. Üzerine pudra şekeri serpin.

elmalı kek dilim

Eğer hala evdekiler kokular yüzünden mutfağa doluşmadıysa sabredip soğuduktan sonra servis yapın 🙂 Doğrusu benimkiler sabredemedikleri için dilimlerim düzgün kesilemedi, fotoğrafları da acele acele ancak bu kadar çekebildim, hoşgörün 🙂

Elma, tarçın, ceviz üçlüsü her zaman bence dayanılmaz bir kombinasyon, hele bu bir kekse benim favorimdir. Deneyin bence …

Afiyet olsun!

Çullama


çullama

Kayınvalidem dolayısıyla Girit mutfağına ilgimden daha önceleri bahsetmiştim. Onun repertuarındaki tarifleri bibebir kendisinden öğrenme şansına sahip olduğum için mutluyum. Bu tarif yani Çullama, çok sevilen, senede bir iki defa davetlerde veya özel günlerde yapılan bir yemek. Ondan öğrendiğime göre aslen hindi eti ile yapılıyormuş ama tavukla da yapıldığını biliyorum. Bir börek gibi görünse de daha çok yufkalı pilav yada perdeli pilav gibi eti, pilavı ve yufkası birarada bir ana yemek aslında.

Bizim evde yeni yıl yemeği sonrası artan hindi etleri ve iç pilav ile yılın ilk günü yapılagelen bir Girit yemeği. Elde hazır malzeme varken bu zahmetli yemeği yapıvermek çok kolay oluyor. Galiba en çok da bu nedenle yılın ilk günlerinde yiyoruz. Eğer elde hazır malzemeniz yoksa önce tavuk veya hindi (but veya gögüs) haşlamak, sonra o su ile bir iç pilav hazırlamak ,sonra hepsini bir araya getirip fırınlamak en son da fırından çıkınca üzerine etsuyu gezdirmek gerekiyor. Aşamaların çokluğuna bakmayın sonuca değiyor gerçekten 🙂

hindili çullama

Dediğim gibi ben elde malzemeler hazır olduğu için sadece yufka içine dizerek çok kısa sürede hazırlayıp fırına verdim, hiç vakit almadı. Ama sizlere aşağıda tüm aşamaları detayları ile anlatacağım.

Malzemeler :

Eti ve et suyu için:

– 2 tavuk but veya göğüs veya 1 hindi but veya göğüs  hangisini tercih ederseniz

haşlarken lezzet vermesi için:

– 1 havuç

– 1 soğan

– 1 sap kereviz

– 1 defne yaprağı

– 10 tane karabiber

– tuz

 

İç pilav için:

– 1 su bardağı baldo pirinç

– 1 büyük soğan

– 2 çorba kaşığı kuru üzüm (kuşüzümü değil)

– 1 çay kaşığı tarçın

– 1 çay kaşığı yenibahar

– 1/2 çay kaşığı karabiber

– 1 tatlı kaşığı toz şeker

– 1 çay kaşığı tuz

– 50 gr tereyağı

– 1+1/4 su bardağı tavuk yada hindi suyu hangisini kullanıyorsanız

Çullama için:

– 3 yufka

– 100 gr eritilmiş tereyağı

– bir avuç iri kırılmış ceviz

– 2 su bardağı tavuk yada hindi suyu

İşe tavuk yada hindimizi haşlamakla başlıyoruz. Derin bir tencereyi ateşe koyun, ısınsın. Havuç, soğan ve kereviz sapını iri iri doğrayın. Tencereye çok az sıvı yağ ilave edin. Isınmış tencereye doğradığınız sebzeleri ilave edip bir kaç dakika soteleyin. Hafif karamelize olmuş sebzelere tavuk yada hindi parçalarını ilave edin. Ardından üstünü kaplayacak kadar bolca soğuk su ilave edin. Defne, tane karabiber ve tuz ekleyerek kaynamaya bırakın. İlk kaynamayı aldıktan sonra üstündeki kefini alıp ateşi kısın, etler kolayca kemiklerinden ayrılana kadar pişirin. Ocaktan alıp suyunu başka bir kaba süzün. Etleri ayrı bir yere alıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra etleri kemiklerinden ayırıp iri iri didikleyin.

İç pilav için pirinci ılık tuzlu suda yarım saat ıslatın, sonra süzün. Tenceye tereyağını koyup orta ateşte eritin, içine çok az zeytinyağı ekleyin ki yanmasın. Yemeklik ince kıyılmış soğanları ilave edin. Soğanları yakmadan yavaş yavaş kavurun. Soğanlar şeffaflaşıp iyice pişene kadar devam edin ama sakın renklenmesin soğanlar. Ardından iyice suyu süzülmüş pirinci ilave edin, birlikte kavurmaya devam edin. Kavururken tuzunu ekleyin. Pirinçler adeta şeffaflaşıp birbirine yapışmaya başlayana kadar kavurun. Baharatlarını ekleyin birlikte biraz daha kavrulsunlar. Üzümü ve toz şekeri de ekledikten sonra sıcak et suyunu da koyun. Fokurdadıktan sonra altını çok kısıp kapağını kapatın. 15. dk sonra ateşi kapatıp demlenmeye bırakın.

Etler ve iç pilav iyice soğuduktan sonra büyük boy kare borcamı eritimiş tereyağı ile yağlayın. Bir yufkayı kenarlarından sarkacak şekilde yayın. 2.yufkayı parçalayıp aralara eritilmiş tereyağı sürerek kat kat dizin. İlk yufkadan sonra iç pilavı eşit kalınlıkta üzerine yayın. Cevizleri serpin. Didiklenmiş tavuk yada hindi etlerini pilavın üzerine koyun. Kalan yufkayı da düzgün parçalar halinde aralarına tereyağı sürerek pilavın üzerine dizin. Bitince alttan sarkan yufkayı üstüne kapatın. Artan tereyağını da en üste sürün. Keskin bir bıçak ile kare kare kesin. 200 derece ısınmış fırına verip 35-40 dk kadar yufkalar altın rengi kızarana kadar pişirin.

Fırından aldıktan sonra iki bardak tavuk yada hindi suyunu kepçeyle yavaş yavaş sıcak yufkaların üzerine gezdirin. Tüm suyu döktükten sonra kapatılmış ama hala sıcak fırına tepsiyi koyarak 15 dk dinlendirin. Böyle et suyu yufkalar tarafından tamamen içilecek ve servis edilebilecek kıvama gelecektir.

fırından çıkmış çullama

Çok uzun ve zahmetli gibi görünse de aslında yapması çok zor bir yemek değil. Benim laf kalabalığıma da bakmayın. Bilirsiniz uzun uzun anlatmayı severim, detayları atlamamak için. Aslında hepinizin bildiği şeyler ama yeni mutfağa girenler için her detayı vermeye çalışıyorum.

Sonucuna değeceğine kefilim, lütfen konuklarınıza farklı ve özel bir yemek sunmak isterseniz deneyin. Hem lezzeti hem sunumu sizi çok mutlu edecek.

Afiyet olsun!

Not : Bu benim 100. postum oldu 🙂 Umarım 200, 500 ve daha fazlasını da sizlerle paylaşırım.

sevgilerimle