Archive for the ‘sebze yemekleri’ Category

Fesleğenli, tavuklu Girit kabağı graten


girit kabağı graten

Ramazan ayını yarıladığımız bugünlerde iftar sofranıza hafif bir yemek eklemek isterseniz sizin için hoş bir tarifim var. Sıcak yaz günlerinde az yağlı, hafif yemekler hepimizin tercihi. Bu tabakta hem sebzesi, hem proteini hem sütü bir arada dengeli bir öğün bizi bekliyor.

Tombul Girit kabaklarının lezzetini çok seviyorum. Bence normal sakız kabaklarına göre daha yoğun bir tada sahip. Çocukluğumda İzmir’de minicik parmak kadar koyu yeşil Girit kabaklarını annem sadece azıcık haşlar ve bol zeytinyağı, limon ve sarımsakla soslardı. En sevdiğim salataydı. Son zamanlarda pazarlara çıkan bu tombul çeşitleri de hemen hemen aynı lezzette.

Bugüne kadar kabağa en yakıştırdığım ot taze nane veya dere otuydu yerine göre. Bu defa taze fesleğen kullandım ve fesleğenin girdiği her yemeği nasıl da bambaşka bir tada yükselttiğine bir kez daha şaştım. Gelelim nasıl yaptığıma;

fesleğenli kabak

Malzemeler:

– 3 adet tombul Girit kabağı

– 1 tavuk göğüs (veya kemiksiz kalça olabilir)

– 1 ufak kuru soğan

– 1 diş sarımsak

– bir kaç dal taze fesleğen

– limon kabuğu rendesi

– zeytinyağı

– tuz, karabiber

– 1 su bardağı süt

– 1 çorba kaşığı tereyağı

– 1 çorba kaşığı un

– muskat rendesi

– 2 çorba kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri (veya izmir tulumu veya eski kaşar )

Kabakları temizleyip boylamasına ortadan ikiye kesin. Bir tencereye biraz su ile birlikte koyun, az tuz ekleyin. Orta ateşte kabaklar hafifçe yumuşayana kadar pişirin. Kabakları tencereden alın, soğuması için kenara alın.

Kuru soğanı ince yemeklik doğrayın, tavuk etini küp küp doğrayın. Bir tavayı ocağa alıp ısıtın, zeytin yağını ilave edin. Kızgın tavaya tavukları atın, sulanmasına izin vermeden soteleyin. Doğranmış soğanları ilave edip pişirmeye devam edin. Bir diş sarımsağı ince kıyıp limon kabuğu rendesi ile birlikte tavaya ekleyin. Fesleğenlerden bir kaç yaprak ayırıp kalanını ince ince kıyıp tavaya ilave edin. Tüm kokular yemeğe geçene kadar ve soğanlar pişene kadar orta ateşte kavurmaya devam edin. Pişmiş kabakların göbeklerini bir kaşık yardımıyla oyun. Çıkan kabak içlerini tavaya ilave edin. Kabakların suyuyla bir kaç dakika daha pişirin. Tuzunu karabiberini ayarlayın. Suyunu çektikten sonra tavayı ocaktan alın.

Bir sos tavasında bir kaşık tereyağını eritin, unu ilave edip kavurun. Un kavrulunca sütü ilave edin, sürekli karışırarak beşamel sosu pişirin. Tuzunu, karabiberini ayarlayın, muskat rendesi ilave edin. Rendelenmiş peynirin bir kısmını üstü için ayırıp kalanını sosa ilave edin.

Haşlanmış kabakları bir fırın kabına yerleştirin. Tavuklu harcı göbekleri oyulmuş kabaklara paylaştırın. Üstlerine beşamel sosu koyun, en üste kalan peynirlerden serpin. 200 derece fırında tüm lezzetler bir birine geçene ve üstleri kızarana kadar 20-30 dk pişirin.

kabak graten

Fırından çıkardıktan sonra taze kıyılmış fesleğen yaprakları ile servis edin. O bildik kabak ve tavuk tadının ne kadar farklı bir hal aldığına inanamayacaksınız.

fesleğenli piliç kabak graten

Afiyet olsun!

Naneli sultani bezelye


naneli sultani bezelye

 

Bana göre için baharı müjdeleyen sebzelerden bir tanesi sultani bezelyedir. Çok kısa süre görünür pazar tezgahlarında, kısa zamanda bitiverir. Henüz dolmamış içleri ve tazecik kabuğuyla başka bir tadı var. Aslında kısa süre buharda haşlanmış veya diğer sebzelerle tavada yada vokda acele sotelenmiş diri ve yemyeşil  halini de çok seviyorum ama  kuzu etiyle tencere yemeği hali de pek lezzetli oldu doğrusu.

Taze baharlı otların çeşitli sebzelerle uyumu vardır ya hani kimisi maydanozla pek hoştur kimisi de mutlaka dereotuyla. Bezelye benim için çoğunlukla naneyle eşleşir. Bu yemeğimi de hem pişerken hem de servis ederken tazecik naneyle sundum, bahar tadı katmerlendi böylece.

Malzemeler :

– 750 gr sultani bezelye

– 500 gr kemiksiz kuzu eti (kol kısmından olursa daha iyi)

– 1 adet kuru soğan

– 1/2 demet taze nane

– 4 çeri domates

– 3 sap taze soğan

– 1 çay bardağı zeytinyağı (dilerseniz daha az kullanabilirsiniz, lezzeti arttırdığı muhakkak ama kalorisini de düşünmek lazım)

– tuz, karabiber

Soğanı yemeklik doğrayın. Tencereyi boş olarak ocağa alın, kızdırmaya başlayın. Çelik, döküm yada düdüklü tencere kullanmanızı tavsiye ederim. Teflon yada benzeri kaplamalı tencereleri ocakta uzun süre boş olarak ısıtmanız sağlık açısından risk taşıyabilir. Tencere iyice kızdığında içine zeytin yağını koyun. Yağ da ısınınca içine etleri ilave edin, suyunu salmasına müsaade etmeden etlerin mühürlenmesini sağlayın. Etler kızardıktan sonra içine soğanı ilave edin. Bir süre daha soteledikten sonra sıcak su ilave edip etleri pişmeye bırakın. Etler yumuşayıp piştiğinde içine ayıklanmış bezelyeleri, ikiye kesilmiş çeri domatesleri, iri doğranmış taze soğanı ve kıyılmış taze naneyi ekleyin. Tuz ve taze çekilmiş karabiber ile tatlandırın. Bezelyeler yumuşayıp istenen kıvama gelene kadar 15-20 dk pişirin.

Bir süre dinlendirdiğiniz yemeği servis kabına alın, üzerine taze nane yaprakları ekleyip sunun.

Afiyet olsun!

Brokoli pankek


brokoli pankek

Hafta sonu kahvaltılarında hem sağlıklı hem de göze ve damağa hitap eden değişik bir pankek yapmak isterseniz çok güzel bir tarifimiz var bugün. Brokoli sevmeyen yaramazlar da severek yiyecekler inanın.

Malzemeler :

– 1 kase haşlanmış veya buharda pişmiş brokoli

– 1 adet haşlanmış veya buharda pişmiş kırmızı biber

– 1 adet yumurta

– 1 bardak süt

– 2 yemek kaşığı yoğurt

– bir kaç damla limon suyu

– 1 bardak un

– 1 çay kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı kabartma tozu

– 1 çay kaşığı tuz

– 2 yemek kaşığı zeytinyağı

– taze çekilmiş karabiber

brokoli kekleri

Sebzeleri dilerseniz buharda, dilerseniz haşlayarak pişirin. Brokolileri ufak parçalara ayırın. Kırmızı biberi tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Bir karıştırma kabında bardak sütü 2 kaşık yoğurt ile iyice karıştırın, limon suyunu ilave edin. Diğer tarafta kuru malzemeleri; un, kabartma tozu, karbonat, karabiber ve tuzu harmanlayın. Sütlü karışıma bir yumurtayı kırın, hafifçe çırpın. Çok fazla çırpmaya gerek yok, sadece karışsın yeter. 2 yemek kaşığı zeytinyağını da ekledikten sonra unu kaşık kaşık ekleyerek karıştırın. Yine çırpmadan sadece bir spatula veya kaşık ile yedirin. Boza kıvamına gelen karışıma sebzeleri de ekleyin.

Bir yapışmaz tavayı veya döküm tavayı iyice kızdırın. Çok az zeytinyağı ile yağlayın. Karışımdan kepçe ile tavaya bir miktar dökün ve yayın. Bir kaç dakika orta ateşte hamurun üstünde gözenekler oluşana kadar pişirin. Bir spatula ile ters yüz ederek diğer tarafını da kızarana kadar pişirin. Pişen pankekleri servis tabağına alın. Tüm hamuru pişirdikten sonra sıcak sıcak servis edin.

brokoli mücver

 

Ben pazar gününün geç kahvaltısı için yaptım ama dilerseniz herhangi bir öğünde başlangıç yada tek başına bir tabak bile olabilir. Hem sağlıklı, hem besleyici hem lezzetli daha ne olsun dimi 🙂

Afiyet olsun!

 

Mini köfteli kök ıspanak


köfteli ıspanak yemeği

 

Hep hamur işleri, tatlılar, ağır yemekler yapmıyorum elbette mutfağımda. Gündelik hayatımızda bolca sebze yemeği yer alıyor masamızda. Ispanak da en sevdiğimiz sebzelerden biri. Klasik kıymalı pirinçli ıspanak yemeğine değişik bir alternatif olarak mini köftelisini yaptım geçenlerde. Tarif basit;

Malzemeler:

– 1 demet ayıklanmış ıspanak, daha çok kök kısımları ve ufak yapraklar

– 300 gr dana kıyma

– 2 yemek kaşığı pirinç

– 1 büyük soğan

– 1 havuç

– 1 adet kırmızı biber

– 1 tatlı kaşığı salça (ben domates- biber karışık kullandım)

– bir kaç kaşık zeytinyağı

– tuz, karabiber

– yarım limon suyu

Soğanın yarısını rendeleyin. Kıyma, pirinç, soğan rendesi, tuz ve karabiber ilavesiyle köfteyi yoğurun. Harçtan minik köfteler yuvarlayın. Bir tavayı ocakta ısıtın, içine bir yemek kaşığı zeytinyağı koyun. Mini köfteleri tavaya atıp, sallayarak hafifçe kızartın. Kızarmış köfteleri tavadan alıp bir tabağa koyun. Kalan yarım soğanı yemeklik ince doğrayın. Havucu ayıklayıp ince ince halka dilimleyin. Kırmızı biberi ayıklayıp doğrayın. Bir tencereye biraz zeytinyağı koyup ısıtın. Soğanı ekleyip yakmadan kavurun. Ardından havuçları koyup sotelemeye devam edin. Sonra biberleri ekleyin, bir kaç dakika daha pişirdikten sonra bir tatlı kaşığı salçayı ilave edip kokusu çıkana kadar kavurun. Ispanakları da tencereye ekleyin. Ispanaklar söndükten sonra mini köfteleri tencereye ilave edin. Az sıcak su ekleyip tencerenin kapağını kapatın. Orta ateşte 15-20 dk pişirin. Yemek piştikten sonra yarım limonun suyunu yemeğe ilave edin. Biraz dinlendirdikten sonra servis yapın.

köfteli ıspanak

Bol sebzeli, eti, karbonhidratı bir arada az yağlı çok sağlıklı bir yemek sizi bekliyor.

Afiyet olsun !

Çırpma


çıprma 2

Bazı yemekler anılarla ilişkilidir, size çocukluğunuzu anımsatan, o günleri canlandıran. Bu basit ama çok lezzetli börek, mücver benzeri yemek de öyle benim için. Rahmetli babaannemi kaybedeli bir yıl oldu, ne çabuk geçmiş zaman. Çırpma onunla özdeşleşmiş benim zihnimde. Oysa çok uzun zamandır yapmamıştı, onun elinden yememiştik. Ama çocukluk anılarımda mutfakta bu karışımı hazırlarkenki hali aklımda hep nedense bir de baklava yaparkenki hali bayram arifelerinde.  Şimdi düşünüyorum da demek o zamanlar da ilgiliymişim mutfakla bu sahneler kaldığına göre hep aklımda. Kendi elimle hiç yapmamış olsam da baklavanın nasıl yapıldığı, aralara neler serpildiği, yağının sıcaklığı veya tarhana yaparkenki aşamalar bir bir aklımda kalmış.

Çıprmayı hem o tadı özlediğim için hem de babaannemi anmak için yapmak istedim hatırladığım kadarıyla. İyi ki de yapmışım, ruhu şad olsun.

Pırasalı lezzetleri seviyorsanız bunu da seveceksiniz demektir. Pırasa sadece zeytinyağlı yada kıymalı bir tencere yemeği olarak kalmamalı bence. Özellikle börek veya tart, kiş benzeri hamurişi versiyonları çok lezzetli.  Çok kolay bir tarif çırpma, birlikte yapalım:

Malzemeler:

– 500 gr pırasa

– 150 gr rendelenmiş peynir (beyaz peynir veya eski kaşar olabilir, ne arzu ediyorsanız onu kullanın, ben lor, beyaz peynir ve izmir tulumu karışımı kullandım)

– 3 yemek kaşığı zeytinyağı

– tuz, karabiber

– 1,5 su bardağı mısır unu

– 1 su bardağı su

– 50 gr tereyağı

çırpma hazırlık

Pırasayı ayıklayıp yıkadıktan sonra ince ince kıyın. Bir tavada zeytinyağı ile hafif soteleyin. Tuzunu, karabiberini ekleyin, soğuması için kenara alın. Diğer tarafta mısır ununu su ile boza kıvamında bir bulamaç haline gelecek şekilde karın. Su miktarını gözlemleyerek ayarlayabilirsiniz. Elinizdeki mısır unu cinsine göre su miktarı değişiklik gösterebilir. Kıvamı sulu bir kek hamuru veya boza kıvamında olmalıdır. Bulamacın içine sotelenmiş pırasaları ve peyniri ekleyin, iyice karıştırın.

tepside

Fırın tepsisinin içini tereyağı ile kalın bir tabaka halinde yağlayın. İyi pişmesi, lezzeti ve tepsiden kolayca çıkabilmesi için bu aşama çok önemli. Pırasalı karışımı tepsiye dökün, eşit kalınlıkta yayın. Malzemenin tepsideki kalınlığı bir santim kadar olmalıdır. Kalan tereyağını ufak parçalar halinde pırasaların üzerine koyun. 200 derece fırında üzeri iyice kızarana kadar 30- 40 dk pişirin. Dilimlerek servis yapın.

çırpma

İster çay saatlerinizde değişik bir tuzlu olarak isterseniz akşam yemeklerinizde değişik bir mücver alternatifi olarak sofranızda yer verin derim. Mısır unu ve pırasa bileşimi hoş bir alternatif olarak sizin için.

Afiyet olsun!

Karışık yaz dolması


Türk mutfağında dolmaların yeri çok ayrıdır değil mi? Her mevsim pek çok sebzenin dolması, sarması yapılır, zevkle yenir. Zeytinyağlısı, etlisi, pirinçlisi, bulgurlusu derken çeşitleri saymakla bitmez. Tarif deseniz her ev hanımı gözü kapalı yapmasını bilir. Her birinin kendine göre içine koyduğu lezzet vericiler farklı olsa da, her yöreye göre az çok farklılıklar gösterse de temelde tarif benzerdir.

Bizim evde de çok sevilir dolmalar. Zeytinyağlıları çok sevilir  ama etli dolmalar da sebzesi, eti, karbonhidratı bir arada yanında yoğurduyla tam bir öğün oluşturan terkibi nedeniyle tercih sebebi oluyor gündelik mutfağımızda. Yaz dolmalarını karışık sebzelerden yapmayı seviyorum, bir de fırında pişirmeyi. Fırında ağır ağır demlenerek pişen çeşit çeşit sebzelerin lezzeti sanki katlanıyor bana göre.

Tarif herkesçe malum olsa da mutfağa yeni giren gençler için yazmak istiyorum dikkat gerektiren noktalarıyla birlikte.

Malzemeler :

–          2 adet dolmalık patlıcan

–          2 adet dolmalık kabak

–          4 adet dolmalık biberi

–          4 adet kırmızı biber

İçi için:

–          400 gr dolmalık çekilmiş orta yağlı kıyma

–          16 yemek kaşığı pirinç (doldurulacak sebze adedi kadar kaşık pirinç)

–          2 adet orta boy soğan

–          1 demet maydanoz

–          4 adet olgun domates rendelenmiş

–          1 yemek kaşığı biber salçası

–          1 tatlı kaşığı kuru nane

–          Karabiber, tuz

–          Zeytinyağı

Dolma için ayırdığımız sebzeleri yıkayıp ayıklayın. Biberlerin üstünü kesip kapak yapın, çekirdeklerini çıkarın. Kabakların üstünü ince kazıyın, ortadan ikiye ayırın, dört parça kabağı dolmalık oyun. Patlıcanları ortadan ikiye kesin, dört parça patlıcanı dolmalık oyun. Kabakların ve patlıcanların içini hafif tuz ve karabiber ile ovun. Böylece sebzeleriniz pişerken daha lezzetli olacaktır.

Dolma harcı için iki adet soğanı rendeleyin veya çok ince olarak yemeklik doğrayın. Pirinci ayıklayıp iyice yıkayın. Bir demet maydanozu ayıklayıp, yıkayın, ince kıyın. Domatesleri rendeleyin. Bir karıştırma kabında kıymayı soğan, maydanoz, pirinç, rende domateslerin üçte ikisi, bir yemek kaşığı biber salçası, kuru nane, tuz, karabiber ile karıştırın. Biraz zeytinyağı ve az su ilavesi ile iyice yoğurun.

Dolmalık sebzeleri harç ile doldurup pişireceğiniz tencereye dizin.( Ben pişirmeye fırında devam edeceğim için hem ocakta hem fırında kullanılabilecek yayvan döküm bir tencere tercih ettim.)

Kalan domates rendesine 2 bardak su, yarım bardak zeytinyağı, tuz ve karabiber ekleyin, karıştırın ve dolmaların üzerine dökün. Dolma tenceresini önce ocakta suyu kaynayıp dolmalar hafiften yumuşayana kadar pişirin. Daha sonra tencereyi ocaktan alıp 200 derece fırına sürün. Yaklaşık 50 dakika kadar dolmalar iyice pişip, üzeri hafifçe kızarana kadar fırınlayın.

Fırından aldıktan sonra yarım saat kadar dinlendirip yanında yoğurtla servis yapın.

Afiyet olsun!

Pirinçli domates yemeği


Bazı yemekler kesinlikle anılarla ilişkilidir. Ne zaman o tadı alsanız bir anda geçmişe, birlikte o yemeği paylaştığınız anlara gidersiniz. Bu da onlardan biri benim için. Son derece sade ve kolay tarifine rağmen müthiş lezzetli bu yemek  anneannem, teyzem, annem ve benim üç nesil bir arada yediğimiz öğle yemeklerini hatırlatır sıcak İzmir günlerinde.

Aradaki büyük mesafelerin kısa süreliğine yok edildiği nadir ziyaretlerde paylaştığımız menünün temel taşlarından biridir benim isteğim üzerine. Asıl başköşe elbette anneannemin domates soslu köfteli patlıcan kızartmasınındır, bir diğeri de bol ekşili uzun bamya teyzemin yaptığı.Şimdilerde bu tatları özledikçe kendim yapıyorum onlardan öğrendiğim şekilde.

Pirinçli domates, domates yemeği veya kimi zaman tarifte ufak farklarla domates bastı yada balık uçtu isimleri alan bir Ege yemeği bu basit ama lezzetli yemek. Deniz Alphan’ın Dina’nın Mutfağı kitabında bahsettiği gibi  Türk Seferad yemekleri kültüründe de yer alan bir tarif. Yüzyıllarca aynı coğrafyaları paylaşan kültürlerin yemeklerini de paylaşmış olmaları şaşırtıcı değil.

Çocukluğumda henüz domatesler hala domates tadındayken yaz aylarında pratik hemencecik yapılıveren, yemeğiniz yoksa yarım saatte sofraya gelen bir yemekti. Domateslerin en bol ve lezzetli olduğu aylarda ana malzemesinin lezzeti yemeğin güzelliğini sağlıyor. Yoksa henüz domatesler güneşte iyice kızarmamışken veya turfanda sera domatesleriyle hiç denemeyin bile bence. Benim için ikinci lezzet veren faktör içine koyduğumuz acı yeşil biberler. Yemek piştikten sonra yarım saat dinlendirip, hala ılıkken üzerine kıyılmış maydanoz veya en son denediğim gibi fesleğen koyarak yemeniz lezzetini daha çok almanızı sağlar.

Basit bir yemek olmasına rağmen yine de dikkat edilecek noktalar var lezzeti daha yukarıya taşımak için;

Malzemeler:

– 4 iri olgun domates

– 1 büyük kuru soğan

– 3 çarliston biber

– 3 ince acı biber

– 1 kahve fincanı pirinç

– 1 kahve fincanı sızma zeytinyağı

– taze fesleğen

– tuz

Bir yemeklik soğanı ince doğrayın. Zeytinyağı ile birlikte tencereye alıp orta ateşte bir fiske tuz ile kavurmaya başlayın. Soğanları yakmadan şeffaflaşıp yumuşayana kadar pişirin. Biberlerin çekirdeklerini çıkarıp çok ince olmamak üzere doğrayın. Soğanlara ilave edip pişirmeye devam edin. Domatesleri ister kabuklarını soyup tavla zarı şeklinde doğrayın ister rendeleyin. Doğradığınız domatesleri tencereye ekleyip ateşi kuvvetlendirin. Domatesler suyunu salıp sonra yağına kalana kadar kontrollü olarak pişirin. Domatesler suyunu çektikten sonra (domatesleri iyice suyunu çekene kadar pişirmek bence önemli, böylece domates lezzetini daha çok çıkaracaktır.) yıkanmış pirinçleri ve 1 büyük su bardağı sıcak suyu ilave edin. Pirinçler pişip yemek suyunun büyük bir kısmını çekene kadar pişirin. Kalan su ne çorba ne de lapa pilav kıvamında olmalıdır, buna göre yemeğin suyunu kontrol edip pirinçler çok su çektiyse su ilave etmek gerekir. Yemek dinlenme aşamasında da su çekmeye devam edeceği için bir miktar sulu bırakmayı ihmal etmeyin. Yemeğin tuzunu kontrol edin, gerekiyorsa ilave edin. Tencereyi ocaktan alın, bir avuç fesleğeni kıyıp yemeğe ilave edin ve dinlenmeye bırakın.

Canınızın ağır yemekler çekmeği bu sıcak yaz günlerinde yarım saatinizi verip deneyin derim, pişman olmazsınız. Bu çok kolay yemeğin asıl numarasının malzemesinin kalitesinde olduğunu unutmadan olgun lezzetli domatesler, kaliteli bir zeytinyağı ve biraz emekle nefis bir öğün çıkaracaksınız emin olun. Annemin yaptığı şeklinde maydonozla aroması verilen bu yemeğe ben fesleğen kullanarak farklı bir tad kattım ve çok beğendim. Siz hangisini isterseniz kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun!