Archive for the ‘kahvaltı’ Category

Lor peynirli pan kek ve mandalina reçeli


mandalina reçeli ve lorlu pankek

Hafta sonu kahvaltılarında pan kek çok sevilen bir çeşit bizim evde. Ben de zengin malzemeler ekleyerek daha besleyici hale getirmeye çalışıyorum. Kimi zaman taze meyve kimi zaman sebze ekleyerek tek tabakta tam bir öğün oluşturuyorum. Bu defa elimde nefis Ayvalık loru vardı ve geçen aylarda yaptığım ama henüz sizlerle paylaşmaya fırsat bulamadığım reçellerim. Dedim nefis bir birliktelik olacak eminim. Ayvalık olmasa da tuzsuz herhangi bir lor peyniri kullanabilirsiniz.

Lorlu pan kek başlangıç noktamız ama asıl anlatmak istediğim mandalina reçelim. İngilizlerin kahvaltılık reçellerine bayılırım. Berrak jölesi içinde meyveler pek nefis durur. Özellikle acı portakal reçeli ve mandalina reçeli en sevdiklerimdendir. Bu kış portakal ve mandalina reçellerimi aşağıda anlatacağım usulde yaptım. İlk olarak mandalina reçelini reçetesini veriyorum, bir başka yazıda da diğer çeşitlerden bahsedeceğim.

Lorlu Pan Kek :

Malzemeler :

– 1 iri yumurta

– 1 su bardağı süt

– 75 gr tuzsuz lor peyniri

– 1 su bardağı un

– 3 yemek kaşığı toz şeker

– 3 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı

– 1 portakal kabuğu rendesi

– 1 portakal suyu

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

– bir çimdik tuz

Lor peyniri ve sütü karıştırıp peyniri iyice ezin, krema kıvamına gelsin. İçine bir yumurta ve şekeri ilave edin, iyice karıştırın. Eritilmiş tereyağını da ekleyin. Portakal kabuğu rendesi ve  portakal suyunu ilave edin. Diğer yanda unun içine kabartma tozunu ve tuzu ekleyip eleyin. Elenmiş unu sütlü karışıma ekleyip karıştırın. Çok fazla çırpmadan sadece homojen hale gelene kadar karıştırın.

Bir teflon tavayı ısıtıp çok az yağla yağlayın. Fazlasını kağıt peçete ile alın. Karışımdan ufak bir kepçe döküp orta ateşte pişmeye bırakın. Hamurun yüzeyinde kabarcıklar oluştuğunda spatula ile ters yüz edip arka tarafını da altın rengi alana kadar pişirin.

Tüm hamurlar piştiğinde dilediğiniz reçel ve kremayla servis edebilirsiniz. Ben içine portakal koyduğumuz için mandalina ve portakal reçelleriyle sundum. Krema yerine de hafifçe çırpılmış labne peyniri kullandım.

Eğer haftasonu kahvaltısında misafir ağırlıyorsanız veya sadece aileniz için değişik bir kahvaltılık isterseniz zevkle sunabileceğiniz nefis bir tarif. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Gelelim reçelimize, biraz aşamalı bir yapımı olsa da sonuç inanın uğraştığınıza değecek. Berrak jölesi içinde çok ince kesim narenciye kabukları hem görünüm hem de lezzet açısında sizi şaşırtacak. Yoğun aromalı gerçek meyve lezzetli bu reçel sizi çok memnun edecek. Hiç bir ilave katkı maddesi olmadan meyvenin kendi pektini ile oluşan jölesi hem dayanıklı hem de sunumu çok güzel bir reçel sağlıyor.

avyalık lorlu pankek

Mandalina reçeli 

Malzemeler:

– 1,5 kg güzel kabuklu ve kokulu mandalina (ben yoğun aromalı, koyu turuncu renkli ve bol çekirdekli bir cins kullandım)

– toz şeker ( şeker miktarı sonunda elde edeceğimiz sıvı miktarına eşit oranda kullanılacak 1:1)

– 1 limon

– 5 bardak su

İlk olarak mandalinaları sıcağa yakın ılık suda iyice yıkayın. Hatta bir sebze fırçası ile dış kabuğu fırçalayın. Elinizden geldiği kadar meyvede zırai atık kalmamasını sağlayın. Mandalinaları ortadan ikiye kesip sularını sıkın, bir tencerede biriktirin. Çıkan kabukların içinde kalan dış zarları ve çekirdekleri bir kaşık ile çıkarın. Çıkan içleri bir mutfak tülbentinin içine koyun kese yapıp bağlayın. Mandalina kabuklarını elinizden geldiği kadar ince olarak kıyın. Büyüklüğü sizin arzunuza bağlı. Kıydınız kabukları, keseye bağladığınız çekirdek ve zarları sıktınız mandalina suyunun içine ekleyin. 5 bardak suyu da ilave edin. Tencerenin kapağını kapatıp bir gece buzdolabında bekletin.

Ertesi sabah tencereyi ocağa alın, kapağı açık olarak kaynatmaya bırakın. Mevcut sıvı yarıya inene kadar ve kabuklar iyice yumuşayana kadar kaynatmaya devam edin. Sıvı yarıya indiğinde ocaktan alıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra içinden tülbente sardığınız içleri çıkarın. Elinizle iyice sıkarak içinde kalmış olan özü akıtın.  Bu öz  meyvenin zarı ve çekirdeklerinde bulunan doğal pektindir ve reçelimizin koyulaşmasını sağlar.

Tencerede kalan sıvıyı ve kabukları ölçün, kaç gr geliyorsa, örneğin 1 kg ise 1 kg şeker ekleyin. Bir limonun suyunu sıkıp ilave edin. Şekerli meyve suyunu  ocağa alın şeker eriyip yavaş yavaş kıvam alana kadar kaynatın. Ocağın başından ayrılmadan oluşan kefi kaşıkla alın. Bu aşama sonunda berrak bir reçel elde etmek istiyorsak çok önemli. Reçelin kıvama gelip gelmediğini anlamak için buzlukta beklettiğiniz bir porselen tabağa bir damla reçel damlatın. Tekrar dolaba alıp bir kaç dakika bekletin. Çıkardığınızda eğer akışkan değilse ve tınağınızla ittiğinizde büzüşüyorsa olmuş demektir.

Ocağı kapatıp sterize edilmiş kavanozlara paylaştırın. Kapaklarını kapatıp ters çevirerek vakumlayın. Bu şekilde uzun süre bozulmadan kalan reçelleriniz olacak. Minik kavanozları süsleyip dostlarına hediye edebilirsiniz, inanın çok makbule geçer.

Afiyet olsun!

Ispanaklı tuzlu kek


tuzlu baton kek

Kış sebzeleri tezgahlardan tamamen yok olmadan ıspanaklı bir şeyler yapmak istedim. Börek denince ıspanaklısı tartışmasız en favoridir bizim evde. Bu defa börek yerine ıspanaklı, bol malzemeli bir tuzlu kek yapmak istedim. Sonuç bence çok lezzetli oldu, isterseniz kahvaltıda isterseniz çay saatinde sunabileceğiniz güzel bir tarif.

Malzemeler: Baton kek kalıbı kullandım

–          250 gr ayıklanmış yıkanmış yaprak ıspanak

–          1 adet kırmızı kapya biber

–          3 yumurta

–          1 su bardağı küçük küçük parçalanmış sert beyaz peynir

–          1 su bardağı sıvı yağ

–          1 su bardağı ayran

–          ¼ limonun suyu

–          1 tatlı kaşığı tuz

–          1 çorba kaşığı toz şeker

–          2 su bardağı un

–          1/3 bardak mısır unu

–          2 yemek kaşığı nişasta

–          1 paket kabartma tozu

–          Üzeri için susam ve çörek otu

Bir karıştırma kabında yumurtaları, şeker ve tuz ile birlikte çırpın. Başka bir kapta un, mısır unu, nişasta ve kabartma tozunu birlikte eleyip karıştırın.

Kapya biberi ayıklayıp tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Ispanakları ince ince kıyın.

Çırpılmış yumurtalara sıvı yağ, ayran ve limon suyunu ilave edip çırpın. Karışıma ıspanak, kırmızı biber ve beyaz peyniri de ekleyip karıştırın.

Ardından unlu karışımı bir kaşık veya spatula yardımıyla yedirin. Yağlanmış, unlanmış kek kalıbına karışımı dökün. Üzerine susam ve çörek otu serpin.

170 dereceye ısıtılmış fırında 50 dk pişirin. Fırından çıkarıp 5 dk dinlendirip hala sıcakken kalıptan çıkartın, soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra dilimleyerek servis yapın.

ıspanaklı baton kek

Son derece bol malzemeli, besleyici ve sağlıklı bir tuzlu alternatifi olarak ıspanaklı kek sizi mutlu edecek. İçerdiği mısır unu keke hem güzel bir renk verirken hem de kıyır kıyır bir doku sağlıyor. Dilerseniz aynı hamuru küçük muffin kaplarına dökerek porsiyonluk mini kekler hazırlayabilirsiniz. Bu durumda pişme süresi 20 dk kadar olacaktır.

peynirli ıspanaklı kek

Afiyet olsun!

 

Brokoli pankek


brokoli pankek

Hafta sonu kahvaltılarında hem sağlıklı hem de göze ve damağa hitap eden değişik bir pankek yapmak isterseniz çok güzel bir tarifimiz var bugün. Brokoli sevmeyen yaramazlar da severek yiyecekler inanın.

Malzemeler :

– 1 kase haşlanmış veya buharda pişmiş brokoli

– 1 adet haşlanmış veya buharda pişmiş kırmızı biber

– 1 adet yumurta

– 1 bardak süt

– 2 yemek kaşığı yoğurt

– bir kaç damla limon suyu

– 1 bardak un

– 1 çay kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı kabartma tozu

– 1 çay kaşığı tuz

– 2 yemek kaşığı zeytinyağı

– taze çekilmiş karabiber

brokoli kekleri

Sebzeleri dilerseniz buharda, dilerseniz haşlayarak pişirin. Brokolileri ufak parçalara ayırın. Kırmızı biberi tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Bir karıştırma kabında bardak sütü 2 kaşık yoğurt ile iyice karıştırın, limon suyunu ilave edin. Diğer tarafta kuru malzemeleri; un, kabartma tozu, karbonat, karabiber ve tuzu harmanlayın. Sütlü karışıma bir yumurtayı kırın, hafifçe çırpın. Çok fazla çırpmaya gerek yok, sadece karışsın yeter. 2 yemek kaşığı zeytinyağını da ekledikten sonra unu kaşık kaşık ekleyerek karıştırın. Yine çırpmadan sadece bir spatula veya kaşık ile yedirin. Boza kıvamına gelen karışıma sebzeleri de ekleyin.

Bir yapışmaz tavayı veya döküm tavayı iyice kızdırın. Çok az zeytinyağı ile yağlayın. Karışımdan kepçe ile tavaya bir miktar dökün ve yayın. Bir kaç dakika orta ateşte hamurun üstünde gözenekler oluşana kadar pişirin. Bir spatula ile ters yüz ederek diğer tarafını da kızarana kadar pişirin. Pişen pankekleri servis tabağına alın. Tüm hamuru pişirdikten sonra sıcak sıcak servis edin.

brokoli mücver

 

Ben pazar gününün geç kahvaltısı için yaptım ama dilerseniz herhangi bir öğünde başlangıç yada tek başına bir tabak bile olabilir. Hem sağlıklı, hem besleyici hem lezzetli daha ne olsun dimi 🙂

Afiyet olsun!

 

Muzlu muffinler


muzlu muffin

Sömestre tatilinde evdeki minik yaramazları yada benimki gibi  sürekli tatlı  bir şeyler yok mu anne diyen ergenleri mutlu etmek isterseniz çok çok lezzetli bir muffin tarifim var.

Hem içeriğindeki muz ve ceviz nedeniyle çok besleyici hem de evde yapıldığı için yağı şekeri kontrol altında oldukça sağlıklı kekler bunlar. Fırından çıkarıp sabırla biraz ılınmasını bekleyebilirseniz eğer aldığınız ilk lokmada o yumuşacık, olağanüstü aromalı hafif tat sizi çok şaşırtacak inanın. Yumuşaklığını ertesi gün hatta eğer evdekilerden artarsa üçüncü gün bile koruyan harika bir tarif.

Muffinlerin diğer keklerden ve kupkeklerden en önemli farkı yumurtanın ve diğer malzemelerin hiç çırpılmadan karıştırılması ve kabartıcı olarak ağırlıklı olarak  karbonatın kullanılması. Hem kahvaltıda hem de çay saatinde keyifle sunabileceğiniz tarif aşağıda ;

Malzemeler : 12 adet muffin için – ölçü bardağı 200 ml normal su bardağıdır

– 1 yumurta

– 1/2 bardak sıvı yağ

– 3 olgun muz

– 1 bardaktan bir parmak az toz şeker

– 2 bardaktan bir parmak az un

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

– 1 tatlı kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı tuz

– bir kaç damla limon suyu

– 1 çay kaşığı tarçın

– 1 tatlı kaşığı vanilya özü

– üzeri için iri kırıklanmış ceviz ve esmer şeker (yoksa normal şeker olabilir)

Bir karıştırma kabında kuru malzemeleri karıştırın. Unu, kabartma tozunu, karbonatı ve tuz eleyerek karıştırın. Diğer bir kapta üç adet muzu soyun ve çatalla veya patates ezici ile ezin. Tamamen püre olması gerekmez, arada ufak parçalar halinde kalabilir. Üzerine şekeri ve bir yumurtayı ekleyin. Bir spatula veya  kaşık ile karıştırın. Üzerine sıvı yağı ekleyin, karıştırın. Tarçın ve vanilyayı ekleyin, bir kaç damla limon suyunu koyun. (karbonat kullandığım tariflerde mutlaka bir kaç damla limon kullanırım, asit karbonatın hem aktive olmasını sağlıyor hem de piştikten sonra kötü bir tat kalmasını engelliyor) Tüm sıvılar karıştıktan sonra unlu karışımı peyder pey ekleyerek yedirin. Tüm bu işlemleri minimum karıştırma hareketiyle tamamlayın. Ne kadar az karıştırılırsa sonuç o kadar yumuşak olacaktır.

On ikili muffin tepsisinin içine kağıtları yerleştirin. Her bir kalıba bir parmak boşluk kalacak şekilde hamuru paylaştırın. Her bir kalıbın üstüne kırıklanmış cevizleri koyun, esmer şeker serpin.  180 derece fırında 15-20 dk pişirin.

muzlu minik kağıt kekler

Sonuç muhteşem, çocuklar kadar siz de seveceksiniz eminim, deneyin derim 🙂

Afiyet olsun!

Kahvaltı salatası


 

Yazın geldiğini en çok nereden anlarız? Benim için kahvaltı sofralarında lezzetli domatesleri tabağımıza almaya başladığımızda yaz gelmiştir. Çünkü kış aylarında domates yemeyi sevmiyorum mecbur olmadıkça. Kütür kütür çengelköy hıyarları, hafif acı sivri biberler, sulu kırmızı domatesler soframızı şenlendirir, her zamanki kahvaltılıklarımıza farklı bir lezzet katar.

Bu salata tüm saydığım güzel sebzelerin bir araya geldiği, peynirler, zeytinler ve yumurta ile tam bir kahvaltı tabağı oluşturan bir tarif. Aslında tarif demeye hacet yok elbette. Emre küçükken son derece zor yemek yiyen bir çocuktu. Ona bazı gıdaları sevdirebilmek ve yedirmek için çeşitli yollara başvururdum. Haşlanmış yumurtayı böyle bir salata ile hazıradığımda daha kolay yediğini farkettiğimden bu salata menümüze girmiş oldu. Hem salataya konan zeytinyağı, hem domateslerin bıraktığı suları hep birlikte nefis bir sos oluşturduğu için yumurtaya da farklı bir lezzet katıyor. Egede bu salatayı lor peyniri ile yumurtasız olarak hazırlarlar ve “çingen salatası” olarak adlandırılar. Kahvaltıda veya yemek yerine herhangi bir öğünde yenir.  Ben yazın genelde haftasonlarında kocaman bir servis tabağına hazırlayıp masaya getiriyorum. Yanında kızarmış ekmeklerle ve demli bir çay ile deymeyin keyfime 🙂 hem leziz hem sağlıklı, daha ne olsun.

İçine neler koydum;

– cherry domates

– çengelköy badem hıyar

– sivri biber

– yeşil veya siyah zeytin

– keçi sütünden beyaz peynir

– taze kaşar

– haşlanmış yumurta

– sızma zeytinyağı

– taze kekik ve fesleğen

– tuz, taze çekilmiş karabiber

Malzemelerin miktarlarını kendi sofranıza göre ayarlamanız için sayı vermiyorum. Yumurtaları katı haşladım, soğuduktan sonra soyup dörde böldüm. Domatesleri dörde böldüm. Hıyarları soymadan ince dilimledim. Sivri biberleri halka halka doğradım. Peynirleri tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğradım. Zeytinlerin çekirdeklerini çıkardım. Tüm malzemeleri tabakta harmanladım. Üzerine sızma zeytinyağı, tuz, karabiber ekledim. En son olarak taze kekik ve fesleğen yaprakları serpiştirdim. Bu defa koymadım ama eğer bir kaç parça ceviz de ilave edilirse muhteşem olur.

Afiyet olsun!

Hafta sonu kahvaltısı


Günlük hayatın koşuşturmacası içinde keyifli bir kahvaltı sofrasını ancak hafta sonları yaşabiliyoruz hepiniz gibi. Basit ama birkaç farklı tabakla gözleri ve mideleri doyurmaya çalışıyorum. Genelde geç vakit yenen hafta sonu kahvaltıları daha çok  “brunch”a dönüşüyor. Öğle yemeği yerine geçecek alternatiflerin de bulunması iyi oluyor. Hem zamandan hem efordan kazanıyorum böylece:)

Bu hafta sonu neler yaptım peki;

SEBZELİ OMLET

Önce bir sebzeli omlet hazırladım dolaptaki sebzeleri kullanarak. Biraz İtalyanların “frittata” sına benzer bir şey oldu. Tarif edilmeyecek kadar basit ve herkesin evinde farklı malzemelerle yaptığı şekilde bir omlet aslında. Yine de anlatacak olursam bilmeyenler için;

Kullandığım malzemeler;

–          1 kase brokoli

–          1 ufak kuru soğan

–          1 kırmızı biber

–          1 çarliston biber

–          1 sivri biber

–          1 diş sarımsak

–          1 ufak havuç

–          1 ufak patates

–          3 kaşık zeytinyağı

–          Tuz, karabiber, pul biber

–          Üzeri için 50 gr kaşar peyniri

–          4 yumurta

Öncelikle sebzeleri hazırladım. Yıkanmış ayıklanmış tüm sebzeleri brokoli hariç tavla zarı büyüklüğünde doğradım. Brokolileri elimle ufak çiçeklere ayırdım. Sapı fırına girebilecek bir tavaya zeytinyağını koydum. Yağ ısınınca ilk olarak havuçları koydum, birkaç dakika piştikten sonra patatesleri ilave ettim. Onlar da bir süre sotelenince soğan ve sarımsağı, ardından da biberleri ekledim. Sebzeler bir süre pişip yumuşayınca brokolileri ilave ettim. Tuzunu, karabiberini ve pul biberini koyup tatlandırdım. Kısık ateşte bir süre pişirdim. Sebzeler istediğiniz kıvama gelince (ben diri seviyorum) başka bir kapta kırıp hafifçe çırptığımız yumurtaları sebzelerin üzerine döktüm. Kısık ateşte pişmeye bıraktım. Alt kısımdan pişip hala üst kısmı sulu iken üzerine kaşar peyniri rendesini serptim ve önceden ısıtılmış 200 derece fırına koydum. Burada da 10 dk kadar piştikten sonra servis tabağına aldım, üçgen dilimleyerek servis yaptım. Hafif acılı ve diri sebzeler, yumuşak yumurta ve peynir harika bir uyum içindeydi.

Eğer omleti fırına koymak istemezseniz veya sapı uygun bir tavanız yoksa omletin alt kısmı piştikten sonra tava genişliğinde düz bir tabak yardımıyla omleti ters yüz edip üst kısmı tavanın altına gelecek şekilde tekrar tavaya kaydırıp pişirmek de mümkün. Bu durumda peyniri yumurtanın içine koymak uygun olur.

PANKEK

İkinci tabak kahvaltıya biraz tatlı alternatif yaratmak için yaptığım pankeklerdi. Sabahları Emre’nin en sevdiği kahvaltı cinsi aslında bu tip tatlı yiyecekler. Üzerine genellikle bal, evde bulunan muhtelif reçeller kimi zaman da nutella koyar. Bu defa tadına bakmak için alınmış mevsimin ilk karadutlarından acele bir şekilde yaptığım reçelden sulu kompostadan koyu bir sos kullandım. Hoş bir birliktelik oldu. Zaten karadut reçeli en sevdiğim reçellerden biridir. Pankek tarifimize gelirsek oldukça az bir malzemeyle 4 kişi için yetecek 8-10 adet yumuşacık ipek gibi pankekler yapabildiğimiz bir karışım. Miktarları akılda tutması da kolay;

Malzemeler;

–          1 adet orta boy yumurta

–          1 cup un (240 ml lik bir bardak)

–          1 cup süt (240 ml lik bir bardak)

–          50 gr eritilmiş tereyağı veya sıvıyağ

–          1 tatlı kaşığı kabartma tozu

–          1.5 yemek kaşığı şeker

–          Bir çimdik tuz

–          ayrıca tavayı yağlamak için bir miktar yağ

Derin bir kaba elenmiş unu, şekeri, kabartma tozunu ve tuzu koydum. Karışmaları için el çırpma teli ile havalandırdım. Ortasına çukur açtım. Sıvı malzemeleri, sütü, yağı ve yumurtayı içine koydum. Çırpma teli ile ortadan başlayarak tüm malzemeleri bir birine yedirdim. Boza kıvamında bir karışım oldu. Krep tavasını ocakta ısınmaya bıraktım. Hafifçe yağladım. Karışımdan ufak bir kepçe ile alıp tavanın ortasına döktüm. Karışım birkaç dakika böyle pişti. Üzeri göz göz olunca spatula ile çevirdim ve diğer tarafı da pişti. İkinci yüz çok daha çabuk pişiyor. Ateş ayarını çok iyi yapmak gerekiyor. Ne çok harlı ne de çok kısık bir ateş olmalı. Kendi ocağınızın performansına göre ayarlamayı yapmalısınız. İlk pankek pişerken çok iyi olmasa da diğerlerinde ayarlamak daha kolay oluyor. Ne çok kızarmış ne de içi pişmemiş pankeklerimiz olmasını istemeyiz. Hepsi piştikten sonra sıcak sıcak tercihen üzerine bir parça tereyağı ve istediğiniz bir tür reçel veya bal ile servis yapmanızı öneririm. Bu sade tarife başka malzemeler ekleyerek çeşitlendirmek mümkün. Ufak kesilmiş kuru meyveler, taze meyveler, çikolata parçaları veya tuzlu yapmak istersek şeker koymayıp taze otlar eklemek de farklı alternatifler yaratabilir. Keyfinize ve arzunuza kalmış.

 

GİRİT KÖY PİDESİ

Bizim evdeki “brunch” ın son tabağı da kayınvalidemin eski bir tarifi olan Girit mutfağından ıspanaklı köy pidesiydi. Bu pideler yağda kızartılıyor ama fırında pişirmek de mümkün. Fakat hamurun içinde yağ olduğu için kızartılsa bile içine ekstra yağ çekmiyor. Sene de bir iki defa yapıyoruz, o zaman da usulüne göre yapmayı tercih ediyoruz. Nasıl yapılıyor;

Malzemeler;

–          1 ufak çay bardağı zeytinyağı

–          3/4 ufak çay bardağı su

–          1 yumurta

–          3 yemek kaşığı yoğurt

–          Bir tatlı kaşığı kaşığı tuz

–          Bir çay kaşığı karbonat

–          1 yemek kaşığı sirke

–          Aldığı kadar un

–          İçi için bir demet ıspanak, yarım kuru soğan yemeklik doğranmış

Un hariç tüm malzemeleri bir kapta bir araya getirip hafifçe çırptım çatalla. Üzerine yavaş yavaş un ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ettim. İyice yoğurup elastik ve pürüzsüz bir hamur elde etmek lazım. Önceden yıkanmış ve bir kaşık zeytinyağında soğanla kavrulup pişmiş ıspanakları bir kaba aldım. Hamuru cevizden büyük, yumurtadan küçük parçalar halinde yuvarlak bezelere ayırdım. 14 adet beze çıktı bende. Her bir yuvarlağı avuç içinde çay tabağı genişliğinde elimle açtım. Ortasına ıspanaktan bir kaşık koydum. Kenarlarını ortaya toplayarak kapattım, yuvarlak bir şekil verdim. Pideleri orta ateşte ısınmış zeytinyağında arkalı önlü kızarttım. Pideler kalın olduğundan hamurunun iyice pişmesi için kızgın yağda pişirmemek lazım. Hızlı pişerse içi hamur kalabilir. Kızaran pideleri kağıt havlu üzerine çıkartıp fazla yağını aldıktan sonra sıcak sıcak servis yaptım.

Umarım tarifler hoşunuza gitmiştir, kahvaltılarınıza alternatifler getirmiştir.

Afiyet olsun!