Archive for the ‘kahvaltı’ Category

Muzlu muffinler


muzlu muffin

Sömestre tatilinde evdeki minik yaramazları yada benimki gibi  sürekli tatlı  bir şeyler yok mu anne diyen ergenleri mutlu etmek isterseniz çok çok lezzetli bir muffin tarifim var.

Hem içeriğindeki muz ve ceviz nedeniyle çok besleyici hem de evde yapıldığı için yağı şekeri kontrol altında oldukça sağlıklı kekler bunlar. Fırından çıkarıp sabırla biraz ılınmasını bekleyebilirseniz eğer aldığınız ilk lokmada o yumuşacık, olağanüstü aromalı hafif tat sizi çok şaşırtacak inanın. Yumuşaklığını ertesi gün hatta eğer evdekilerden artarsa üçüncü gün bile koruyan harika bir tarif.

Muffinlerin diğer keklerden ve kupkeklerden en önemli farkı yumurtanın ve diğer malzemelerin hiç çırpılmadan karıştırılması ve kabartıcı olarak ağırlıklı olarak  karbonatın kullanılması. Hem kahvaltıda hem de çay saatinde keyifle sunabileceğiniz tarif aşağıda ;

Malzemeler : 12 adet muffin için – ölçü bardağı 200 ml normal su bardağıdır

– 1 yumurta

– 1/2 bardak sıvı yağ

– 3 olgun muz

– 1 bardaktan bir parmak az toz şeker

– 2 bardaktan bir parmak az un

– 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

– 1 tatlı kaşığı karbonat

– 1 çay kaşığı tuz

– bir kaç damla limon suyu

– 1 çay kaşığı tarçın

– 1 tatlı kaşığı vanilya özü

– üzeri için iri kırıklanmış ceviz ve esmer şeker (yoksa normal şeker olabilir)

Bir karıştırma kabında kuru malzemeleri karıştırın. Unu, kabartma tozunu, karbonatı ve tuz eleyerek karıştırın. Diğer bir kapta üç adet muzu soyun ve çatalla veya patates ezici ile ezin. Tamamen püre olması gerekmez, arada ufak parçalar halinde kalabilir. Üzerine şekeri ve bir yumurtayı ekleyin. Bir spatula veya  kaşık ile karıştırın. Üzerine sıvı yağı ekleyin, karıştırın. Tarçın ve vanilyayı ekleyin, bir kaç damla limon suyunu koyun. (karbonat kullandığım tariflerde mutlaka bir kaç damla limon kullanırım, asit karbonatın hem aktive olmasını sağlıyor hem de piştikten sonra kötü bir tat kalmasını engelliyor) Tüm sıvılar karıştıktan sonra unlu karışımı peyder pey ekleyerek yedirin. Tüm bu işlemleri minimum karıştırma hareketiyle tamamlayın. Ne kadar az karıştırılırsa sonuç o kadar yumuşak olacaktır.

On ikili muffin tepsisinin içine kağıtları yerleştirin. Her bir kalıba bir parmak boşluk kalacak şekilde hamuru paylaştırın. Her bir kalıbın üstüne kırıklanmış cevizleri koyun, esmer şeker serpin.  180 derece fırında 15-20 dk pişirin.

muzlu minik kağıt kekler

Sonuç muhteşem, çocuklar kadar siz de seveceksiniz eminim, deneyin derim 🙂

Afiyet olsun!

Kahvaltı salatası


 

Yazın geldiğini en çok nereden anlarız? Benim için kahvaltı sofralarında lezzetli domatesleri tabağımıza almaya başladığımızda yaz gelmiştir. Çünkü kış aylarında domates yemeyi sevmiyorum mecbur olmadıkça. Kütür kütür çengelköy hıyarları, hafif acı sivri biberler, sulu kırmızı domatesler soframızı şenlendirir, her zamanki kahvaltılıklarımıza farklı bir lezzet katar.

Bu salata tüm saydığım güzel sebzelerin bir araya geldiği, peynirler, zeytinler ve yumurta ile tam bir kahvaltı tabağı oluşturan bir tarif. Aslında tarif demeye hacet yok elbette. Emre küçükken son derece zor yemek yiyen bir çocuktu. Ona bazı gıdaları sevdirebilmek ve yedirmek için çeşitli yollara başvururdum. Haşlanmış yumurtayı böyle bir salata ile hazıradığımda daha kolay yediğini farkettiğimden bu salata menümüze girmiş oldu. Hem salataya konan zeytinyağı, hem domateslerin bıraktığı suları hep birlikte nefis bir sos oluşturduğu için yumurtaya da farklı bir lezzet katıyor. Egede bu salatayı lor peyniri ile yumurtasız olarak hazırlarlar ve “çingen salatası” olarak adlandırılar. Kahvaltıda veya yemek yerine herhangi bir öğünde yenir.  Ben yazın genelde haftasonlarında kocaman bir servis tabağına hazırlayıp masaya getiriyorum. Yanında kızarmış ekmeklerle ve demli bir çay ile deymeyin keyfime 🙂 hem leziz hem sağlıklı, daha ne olsun.

İçine neler koydum;

– cherry domates

– çengelköy badem hıyar

– sivri biber

– yeşil veya siyah zeytin

– keçi sütünden beyaz peynir

– taze kaşar

– haşlanmış yumurta

– sızma zeytinyağı

– taze kekik ve fesleğen

– tuz, taze çekilmiş karabiber

Malzemelerin miktarlarını kendi sofranıza göre ayarlamanız için sayı vermiyorum. Yumurtaları katı haşladım, soğuduktan sonra soyup dörde böldüm. Domatesleri dörde böldüm. Hıyarları soymadan ince dilimledim. Sivri biberleri halka halka doğradım. Peynirleri tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğradım. Zeytinlerin çekirdeklerini çıkardım. Tüm malzemeleri tabakta harmanladım. Üzerine sızma zeytinyağı, tuz, karabiber ekledim. En son olarak taze kekik ve fesleğen yaprakları serpiştirdim. Bu defa koymadım ama eğer bir kaç parça ceviz de ilave edilirse muhteşem olur.

Afiyet olsun!

Hafta sonu kahvaltısı


Günlük hayatın koşuşturmacası içinde keyifli bir kahvaltı sofrasını ancak hafta sonları yaşabiliyoruz hepiniz gibi. Basit ama birkaç farklı tabakla gözleri ve mideleri doyurmaya çalışıyorum. Genelde geç vakit yenen hafta sonu kahvaltıları daha çok  “brunch”a dönüşüyor. Öğle yemeği yerine geçecek alternatiflerin de bulunması iyi oluyor. Hem zamandan hem efordan kazanıyorum böylece:)

Bu hafta sonu neler yaptım peki;

SEBZELİ OMLET

Önce bir sebzeli omlet hazırladım dolaptaki sebzeleri kullanarak. Biraz İtalyanların “frittata” sına benzer bir şey oldu. Tarif edilmeyecek kadar basit ve herkesin evinde farklı malzemelerle yaptığı şekilde bir omlet aslında. Yine de anlatacak olursam bilmeyenler için;

Kullandığım malzemeler;

–          1 kase brokoli

–          1 ufak kuru soğan

–          1 kırmızı biber

–          1 çarliston biber

–          1 sivri biber

–          1 diş sarımsak

–          1 ufak havuç

–          1 ufak patates

–          3 kaşık zeytinyağı

–          Tuz, karabiber, pul biber

–          Üzeri için 50 gr kaşar peyniri

–          4 yumurta

Öncelikle sebzeleri hazırladım. Yıkanmış ayıklanmış tüm sebzeleri brokoli hariç tavla zarı büyüklüğünde doğradım. Brokolileri elimle ufak çiçeklere ayırdım. Sapı fırına girebilecek bir tavaya zeytinyağını koydum. Yağ ısınınca ilk olarak havuçları koydum, birkaç dakika piştikten sonra patatesleri ilave ettim. Onlar da bir süre sotelenince soğan ve sarımsağı, ardından da biberleri ekledim. Sebzeler bir süre pişip yumuşayınca brokolileri ilave ettim. Tuzunu, karabiberini ve pul biberini koyup tatlandırdım. Kısık ateşte bir süre pişirdim. Sebzeler istediğiniz kıvama gelince (ben diri seviyorum) başka bir kapta kırıp hafifçe çırptığımız yumurtaları sebzelerin üzerine döktüm. Kısık ateşte pişmeye bıraktım. Alt kısımdan pişip hala üst kısmı sulu iken üzerine kaşar peyniri rendesini serptim ve önceden ısıtılmış 200 derece fırına koydum. Burada da 10 dk kadar piştikten sonra servis tabağına aldım, üçgen dilimleyerek servis yaptım. Hafif acılı ve diri sebzeler, yumuşak yumurta ve peynir harika bir uyum içindeydi.

Eğer omleti fırına koymak istemezseniz veya sapı uygun bir tavanız yoksa omletin alt kısmı piştikten sonra tava genişliğinde düz bir tabak yardımıyla omleti ters yüz edip üst kısmı tavanın altına gelecek şekilde tekrar tavaya kaydırıp pişirmek de mümkün. Bu durumda peyniri yumurtanın içine koymak uygun olur.

PANKEK

İkinci tabak kahvaltıya biraz tatlı alternatif yaratmak için yaptığım pankeklerdi. Sabahları Emre’nin en sevdiği kahvaltı cinsi aslında bu tip tatlı yiyecekler. Üzerine genellikle bal, evde bulunan muhtelif reçeller kimi zaman da nutella koyar. Bu defa tadına bakmak için alınmış mevsimin ilk karadutlarından acele bir şekilde yaptığım reçelden sulu kompostadan koyu bir sos kullandım. Hoş bir birliktelik oldu. Zaten karadut reçeli en sevdiğim reçellerden biridir. Pankek tarifimize gelirsek oldukça az bir malzemeyle 4 kişi için yetecek 8-10 adet yumuşacık ipek gibi pankekler yapabildiğimiz bir karışım. Miktarları akılda tutması da kolay;

Malzemeler;

–          1 adet orta boy yumurta

–          1 cup un (240 ml lik bir bardak)

–          1 cup süt (240 ml lik bir bardak)

–          50 gr eritilmiş tereyağı veya sıvıyağ

–          1 tatlı kaşığı kabartma tozu

–          1.5 yemek kaşığı şeker

–          Bir çimdik tuz

–          ayrıca tavayı yağlamak için bir miktar yağ

Derin bir kaba elenmiş unu, şekeri, kabartma tozunu ve tuzu koydum. Karışmaları için el çırpma teli ile havalandırdım. Ortasına çukur açtım. Sıvı malzemeleri, sütü, yağı ve yumurtayı içine koydum. Çırpma teli ile ortadan başlayarak tüm malzemeleri bir birine yedirdim. Boza kıvamında bir karışım oldu. Krep tavasını ocakta ısınmaya bıraktım. Hafifçe yağladım. Karışımdan ufak bir kepçe ile alıp tavanın ortasına döktüm. Karışım birkaç dakika böyle pişti. Üzeri göz göz olunca spatula ile çevirdim ve diğer tarafı da pişti. İkinci yüz çok daha çabuk pişiyor. Ateş ayarını çok iyi yapmak gerekiyor. Ne çok harlı ne de çok kısık bir ateş olmalı. Kendi ocağınızın performansına göre ayarlamayı yapmalısınız. İlk pankek pişerken çok iyi olmasa da diğerlerinde ayarlamak daha kolay oluyor. Ne çok kızarmış ne de içi pişmemiş pankeklerimiz olmasını istemeyiz. Hepsi piştikten sonra sıcak sıcak tercihen üzerine bir parça tereyağı ve istediğiniz bir tür reçel veya bal ile servis yapmanızı öneririm. Bu sade tarife başka malzemeler ekleyerek çeşitlendirmek mümkün. Ufak kesilmiş kuru meyveler, taze meyveler, çikolata parçaları veya tuzlu yapmak istersek şeker koymayıp taze otlar eklemek de farklı alternatifler yaratabilir. Keyfinize ve arzunuza kalmış.

 

GİRİT KÖY PİDESİ

Bizim evdeki “brunch” ın son tabağı da kayınvalidemin eski bir tarifi olan Girit mutfağından ıspanaklı köy pidesiydi. Bu pideler yağda kızartılıyor ama fırında pişirmek de mümkün. Fakat hamurun içinde yağ olduğu için kızartılsa bile içine ekstra yağ çekmiyor. Sene de bir iki defa yapıyoruz, o zaman da usulüne göre yapmayı tercih ediyoruz. Nasıl yapılıyor;

Malzemeler;

–          1 ufak çay bardağı zeytinyağı

–          3/4 ufak çay bardağı su

–          1 yumurta

–          3 yemek kaşığı yoğurt

–          Bir tatlı kaşığı kaşığı tuz

–          Bir çay kaşığı karbonat

–          1 yemek kaşığı sirke

–          Aldığı kadar un

–          İçi için bir demet ıspanak, yarım kuru soğan yemeklik doğranmış

Un hariç tüm malzemeleri bir kapta bir araya getirip hafifçe çırptım çatalla. Üzerine yavaş yavaş un ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ettim. İyice yoğurup elastik ve pürüzsüz bir hamur elde etmek lazım. Önceden yıkanmış ve bir kaşık zeytinyağında soğanla kavrulup pişmiş ıspanakları bir kaba aldım. Hamuru cevizden büyük, yumurtadan küçük parçalar halinde yuvarlak bezelere ayırdım. 14 adet beze çıktı bende. Her bir yuvarlağı avuç içinde çay tabağı genişliğinde elimle açtım. Ortasına ıspanaktan bir kaşık koydum. Kenarlarını ortaya toplayarak kapattım, yuvarlak bir şekil verdim. Pideleri orta ateşte ısınmış zeytinyağında arkalı önlü kızarttım. Pideler kalın olduğundan hamurunun iyice pişmesi için kızgın yağda pişirmemek lazım. Hızlı pişerse içi hamur kalabilir. Kızaran pideleri kağıt havlu üzerine çıkartıp fazla yağını aldıktan sonra sıcak sıcak servis yaptım.

Umarım tarifler hoşunuza gitmiştir, kahvaltılarınıza alternatifler getirmiştir.

Afiyet olsun!