Posts Tagged ‘kuzu eti’

Kestaneli et


kestaneli kuzu;

Baharın yavaş yavaş yüzünü göstermeye başladığı şu günlerde henüz yayınlamaya fırsat bulamadığım kışlık tarifleri daha fazla geciktirmeden yazmam gerektiğini fark ettim aniden.

Kuzu etli kestane yemeği mi demeli yoksa kestaneli kuzu mu tam emin değilim ama bu yemek de yine Girit mutfağından bir tarif. Malzeme son derece az her zamanki gibi, kuzu eti, kestane ve zeytinyağı. Girit mutfağının en büyük özelliklerinden biri bu sadeliği aslında. O yüzden yemeğin adından çok emin olamadım ama miktara bakacak olursak “kestaneli kuzu” en doğrusu sanırım.

Malzemeler :

– 1 kg kemiksiz kuzu kol (iri 7-8 parçaya bölünmüş halde)

– 500 gr közlenmiş veya haşlanmış, ayıklanmış kestane (ben közlenmiş kestaneden yaptım)

– 1/3 su bardağı zeytinyağı (bu yemeği az yağlı yapmayı düşünmeyin derim)

– 3 tatlı kaşığı şeker (asıl tarif 3 yemek kaşığıydı ama ben tatlı kaşığı kullandım.)

– 1 tatlı kaşığı tane karabiber

-bir yemek kaşığı tereyağı

– bir çimdik tuz

Yemeği pişireceğiniz kalın dipli bir çelik tencereyi ocağa alın, yüksek ateşte kızdırmaya bırakın. Tencerenin yeterince ısındığını düşündüğünüzde içine zeytin yağını koyun. Yağ da ısındıktan sonra etleri ilave edin. Bir süre hiç karıştırmayın. Etlerin bir yüzleri mühürlendikten sonra maşa ile diğer taraflarını çevirin. Böyle çevire çevire etleri güzelce karamelize edin. Oldukça koyu bir renk almış olmalılar. Tencereye etleri örtecek kadar sıcak su ilave edin, kapağı kapatıp orta ateşte etler yumuşayana kadar pişmeye bırakın. Ben bu aşama için düdüklü kullandım. Etler piştikten sonra hala bir miktar yemeğin suyu olmalı. Eğer çekerse arada su ilavesi yapabilirsiniz.

Etler piştikten sonra içine kestaneleri ilave edin. Bir çimdik tuz, bir yemek kaşığı tereyağı,  üç tatlı kaşığı şeker ve tane karabiberleri ekleyin. Şeker miktarı gözünüzü korkutmasın, bu yemeğin olmazsa olmaz püf noktası bu şeker. Piştikten sonra inanın et hiç şekerli olmuyor, sanırım kestaneler içine çekiyor. Kestaneler yumuşayana ve etler helmelenene kadar birlikte pişirin, lezzetler iyice birbirine geçsin. Yemek piştiğinde kestaneler suyu çekmiş olmalı ama yemek çok da susuz kalmasın.

kestaneli et

Biliyorum tarife bakınca tam emin olamıyorsunuz ama bir defa deneyince sonuca çok şaşıracaksınız. Tahmininizin ötesinde bir lezzet sizi bekliyor. Çok az malzeme ama çok rafine bir yemek, şiddetle tavsiye ederim. Soğuk kış gecelerinde özel bir misafirinizi ağırlarken menünüze koyabileceğiniz bir tarif…

Afiyet olsun!

 

 

Kuzu Etli Enginar


Enginarı zaten çok severdim ama klasik birkaç tariften de dışarı pek çıkmazdım doğrusu. Bu yıl Şemsa hanım benim için çok ilham verici oldu. Sadece enginar değil tüm tarifleri o güzel anlatımıyla bana yol gösteriyor.  Her tarifini bir an önce yapmak, mutfağımdakilere tattırmak isteği duyuyorum.

Enginarlara gelince sevgili Ezgi’nin Ayna’da yaptığı gibi 40 gün 40 enginar yapamayacak olsam da bu bahar mümkün olduğu kadar çok çeşidini denemek istiyorum. Bugünkü yemeğimiz kuzu etli, sultani bezelyeli enginar. Kendi eski tatlarımızı ve yeni öğrendiklerimi birleştirdiğim güzel bir tarif oldu. Tüm ev halkı afiyetle yedi. Denemek isterseniz eğer;

4 kişi için malzemelerim;

–          400 gr kuzu eti  (yemeklik kuşbaşı da olabilir, kemikli et de olabilir)

–          4 adet çanak enginar

–          250 gr sultani bezelye

–          1 adet kuru soğan

–          15 adet arpacık soğanı

–          2 sap taze soğan

–          ¼ demet dereotu

–          10-12 Fesleğen yaprağı

–          ½ limon suyu

–          Tuz, taze çekilmiş karabiber

–          1 çay bardağı sızma zeytinyağı

Nasıl yaptım;

Önce düdüklü tenceremi ocağa koydum, ısınmasını sağladım. Zeytinyağını koyup ardından etleri ekledim. Kızgın tencerede etler bir müddet kendi halinde piştikten sonra ince doğranmış kuru soğanı ekledim. Limon kabuğu rendesi ve fesleğenlerin yarısını kıyıp etlere ilave ettim. Bir müddet etler soğanlarla kavrulduktan sonra sıcak su koyup düdüklüyü kapattım. Buhar çıktıktan sonra 15 dk pişirdim. O arada sultani bezelyeleri, arpacık soğanlarını ve taze soğanı ayıkladım. Düdüklüyü açıp arpacık soğanları ilave ettim. Tuz ve karabiberini ekledim. 5 dk kadar soğanlarla pişmeye devam ettiler (buradan itibaren normal kapakla pişirdim, düdüklü olarak devam etmedim) Ardından enginarları ekledim. Enginarlar hafifçe yumuşayana kadar birlikte piştiler. Bıçakla enginarları kontrol edip pişmeye yakın olduğunu görünce sultani bezelyeleri ekledim. Onlar da yumuşayınca limon suyunu ekleyip ateşi kapattım. Kıyılmış dereotu ve taze soğanı koyup karıştırdım, kapalı kapakla dinlenmeye bıraktım.  Servis ederken üzerine biraz daha sızma zeytinyağı gezdirdim, kıyılmış dereotu ve fesleğen serptim.

Umarım sizler de bizim kadar seversiniz, afiyet olsun!