Lahana Sarması yada dolması mı demeli?


Geçen hafta pazarda satıcının çok methettiği lahanayı almadan edememiştim. Oysa artık kış bitti, bir sürü baharlık sebzede sıra. Ama iyiki satıcıyı dinlemişim nefis bir lahana çıktı sarma yapmak için. Bütün kış bu kadar düzgün yapraklı bir lahana alamamıştım. Göbeğinden salata yaptım. Yapraklarını da dün sardım kışa veda olsun diye. Sardım dediysem annelerimizin yaptığı gibi ufak ufak, ince ince olmuyor benimkiler malesef. O yüzden dolma demek daha mantıklı galiba benimkilere:) Üç tanesinden bir porsiyon oluyor anlayın artık:) Ama ne yapalım biz seviyoruz böyle içi dolu dolu tombul sarmaları, kesinlikle tembellikten değil yani:)

İç harcına gelince hepimizin bildiği klasik etli sarma içi hazırladım. Bir büyük soğanı çok ince doğradım, ardından birer avuç ayıklanmış, yıkanmış maydanoz, dereotu ve naneyi çok ince kıydım. 1 yemek kaşığı domates, 1 yemek kaşığı da biber salçası ilave ettim. 1 su bardağı bulgur koydum. Uzun zamandır artık etli dolma içlerine pirinç yerine bulgur kullanıyorum. Sanki daha lezzetli oluyor sıcak dolmalar. 4 diş sarımsağı da çok ince kıydım. Bu arada itiraf etmek gerekirse bazen zamandan kazanmak için soğan, sarımsak ve otları hep beraber rondaya koyup çekiyorum, çok kolaylık sağlıyor. Gerçi bu defa hepsini elimde hazırladım. Harcın tuzunu ve biberini de ilave ettikten sonra yemeklik çekilmiş dana kıymayı ilave ettim. Harca biraz su ve zeytinyağı da koyduktan sonra iyice karıştırdım. Bu esnada eğer gözüme kuru görünürse biraz daha su ilave ediyorum. Uzun zamandır sıcak yemeklerde de zeytinyağı kullanıyorum. Pilavda ve hamurişlerinde de gerekirse tereyağı. Başka yağ kullanmamaya çalışıyorum.

Haşlanmış lahana yapraklarını işte resimde gördüğünüz gibi kocaman kocaman, bol harç ile sardım. Tenceremin dibine artan lahana parçalarını serdikten sonra üzerine düzgünce dizdim. Bir kaşık domates-biber salçasını sıcak suyla ezip zeytinyağını, tuzunu, karabiberini ekleyip sos hazırladım ve lahanaların üzerine döktüm. Su miktarı lahanaları geçmeyecek kadardı. Üzerine yılbaşında İzmir’den dönerken yoldaki çömlekçilerden aldığım dolma taşını koydum ve yarım saat kadar pişirdim. Çok düzgün, şekillerini kaybetmemiş sarmalarım oldu:) Yanında da sevgili arkadaşım Çiçek’in Bandırmadaki çifliğinden getirdiği manda yoğurdu ile mayaladığım ev yapımı yoğurdum vardı.  Yoğurt mayalama işinde çeşitli başarısız maceramdan sonra Tuba Göcüklü’nün tarifi ile sonunda kusursuz, son derece koyu yapıda yoğurt yapmayı başardım. Asla ekşi olmayan, kıvamlı ve lezzetli bir yoğurt oldu. Hele doğal mayayı da bulunca çiflikten gelen bundan sonra market yoğurdu almam artık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: